COP31 ANTALYA’DA: KÜRESEL İKLİM MÜCADELESİNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR

Türkiye, 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadeleye yön veren en önemli uluslararası organizasyonlardan biri olan COP31, sürdürülebilir bir gelecek için küresel iş birliğinin güçlendirilmesi ve iklim taahhütlerinin somut uygulamalara dönüştürülmesi açısından büyük önem taşıyor. https://cop31.tr/

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 31. Taraflar Konferansı (COP31), Antalya EXPO Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Zirve; devlet ve hükümet başkanlarını, bakanları, uluslararası kuruluşları, bilim insanlarını, iş dünyasının temsilcilerini, çevre uzmanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak.

Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında düzenlenecek konferansta, Avustralya müzakereler başkanlığı görevini üstlenecek. Ayrıca 11–12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Dünya Liderleri Zirvesi ile küresel iklim politikalarına ilişkin üst düzey görüşmeler yapılacak.

COP31’İN GÜNDEMİNDE KÜRESEL İKLİM HEDEFLERİ VAR

COP31, yalnızca iklim değişikliğinin etkilerinin değerlendirildiği bir toplantı değil, ülkelerin ortak sorumluluklarını ele aldığı ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çözüm aradığı uluslararası bir karar ve iş birliği platformu olacak. Konferans kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, küresel sıcaklık artışının sınırlandırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması, iklim değişikliğine uyum, iklim finansmanı ve adil dönüşüm konularının ele alınması bekleniyor.

Zirvenin önemli gündem başlıkları arasında sıfır atık politikaları, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir üretim, yeşil sanayi dönüşümü, doğal kaynakların verimli kullanımı ve iklim değişikliğine dayanıklı şehirlerin geliştirilmesi de yer alıyor. COP31’in temel hedeflerinden biri, 2015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması doğrultusunda küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırmaya yönelik çabaları güçlendirmek ve ülkelerin iklim taahhütlerini ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek olacak.

Bu doğrultuda konferansın, iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca yeni hedeflerin belirlenmesine değil, daha önce verilen taahhütlerin uygulanmasına ve ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de katkı sağlaması bekleniyor.

TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR FIRSAT

COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilecek olması, ülkemizin uluslararası iklim diplomasisindeki konumunu güçlendirmesi açısından önemli bir gelişme niteliği taşıyor. Antalya’da düzenlenecek zirve, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, çevre teknolojileri ve yeşil dönüşüm alanlarındaki çalışmalarının dünya kamuoyuna tanıtılması için önemli fırsatlar sunacak.

Konferansta resmî iklim müzakerelerinin yürütüleceği Mavi Bölge ile özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin ve teknoloji geliştiricilerinin sürdürülebilirlik çözümlerini paylaşabileceği Yeşil Bölge yer alacak. Bu yapı sayesinde COP31, devletler arası müzakerelerin ötesine geçerek iş dünyasının, teknoloji sektörünün ve sivil toplumun iklim hedeflerine sağlayabileceği katkıların değerlendirildiği geniş kapsamlı bir buluşma niteliği kazanacak.

Özellikle sanayi, teknoloji, elektronik, haberleşme ve üretim sektörleri açısından enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı, karbon emisyonlarının azaltılması ve çevreye duyarlı üretim modellerinin geliştirilmesi giderek daha fazla önem taşıyor.

TUYAD HEYETİ COP31 KONFERANSI’NDA YERİNİ ALACAK

TUYAD Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Özaydın’ın da yer alacağı TUYAD Heyeti, COP31 Konferansı’na katılım sağlayarak uluslararası iklim politikalarına ilişkin gelişmeleri, sürdürülebilirlik çalışmalarını ve yeşil dönüşüm süreçlerini yakından takip edecek.

TUYAD Heyeti, konferans boyunca özellikle elektronik, telekomünikasyon, uydu ve teknoloji sektörlerini ilgilendiren çevresel sürdürülebilirlik, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, elektronik atık yönetimi ve yeşil teknolojiler alanındaki gelişmeleri değerlendirmeyi hedefliyor. Konferansta ortaya konulacak yeni yaklaşımların, uluslararası iş birliği fırsatlarının ve çevre odaklı teknoloji uygulamalarının yakından izlenmesiyle, sektörümüzün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlayacak

İklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının değil; özel sektörün, sanayi kuruluşlarının, teknoloji üreticilerinin ve sivil toplum örgütlerinin de ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. TUYAD olarak, temsil ettiğimiz sektörlerin uluslararası sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu biçimde gelişmesini, çevreye duyarlı uygulamaların yaygınlaştırılmasını ve Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlanmasını önemsiyoruz.

ELEKTRONİK ATIK YÖNETİMİ VE GERİ DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARIMIZ

COP31’in gündeminde yer alan sıfır atık ve döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda TUYAD olarak elektronik atıkların geri dönüşüme kazandırılmasına yönelik çalışmalar da yürütüyoruz. Kullanım ömrünü tamamlamış elektronik kartların, bilgisayar bileşenlerinin, haberleşme cihazlarının ve çeşitli elektronik ekipmanların toplanarak geri kazanım süreçlerine yönlendirilmesini hedefliyoruz.

Bu çalışmalarla elektronik atıkların çevreye verebileceği zararların azaltılmasını, içerdikleri değerli hammaddelerin yeniden ekonomiye kazandırılmasını ve doğal kaynakların korunmasını amaçlıyoruz. Toplama, taşıma ve geri dönüşüm süreçleri, ilgili çevre mevzuatına uygun olarak gerekli yetki ve lisanslara sahip kuruluşlar aracılığıyla yürütülecektir.

Toplama işlemi gerçekleştirilen kurum ve kuruluşlara, teslim alınan elektronik atıklara ilişkin TUYAD Elektronik Atık Toplama Belgesi düzenlenerek verilecektir. Böylece üyelerimizin ve ilgili işletmelerin elektronik atıkların geri dönüşüme kazandırılmasına yönelik katkıları kayıt altına alınacaktır. Bu uygulamayla hem elektronik atık yönetiminde izlenebilirliğin artırılmasına hem de sektörümüzde çevresel sorumluluk bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK

COP31, Türkiye’nin küresel iklim mücadelesindeki rolünü güçlendirecek önemli bir buluşma olmasının yanı sıra, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin somut çalışmalarla desteklenmesi açısından da önemli bir fırsat sunuyor. İklim değişikliğiyle mücadelede kalıcı başarı, uluslararası düzeyde alınan kararların üretimden tüketime, sanayiden teknolojiye kadar yaşamın her alanında uygulanmasıyla mümkün olacaktır. COP31’in başarılı ve verimli geçmesini temenni ediyor, zirvenin ortaya koyacağı sürdürülebilirlik, sıfır atık, döngüsel ekonomi ve yeşil dönüşüm hedeflerini desteklediğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

Elektronik atık yönetimi ve geri dönüşüm alanında yürüttüğümüz çalışmalarla çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmeye, üyelerimiz ve sektör paydaşlarımızla birlikte daha yaşanabilir bir gelecek için katkı sunmaya devam edeceğiz.

TUYAD – Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği

TUYAD , Canton Fuarı’nda Sektörün Nabzını Tuttu
Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği (TUYAD) Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurumsal üyemiz Atılımtek Klima Sistemleri YK Başkanı Kenan Işık ile birlikte Çin’in Guangzhou kentinde düzenlenen ve dünyanın en prestijli ticaret organizasyonlarından biri olan Canton Fuarı’na katıldı. Elektronik başta olmak üzere pek çok farklı sektörün devlerini buluşturan fuarda TUYAD Başkanı, küresel pazardaki son teknolojileri yerinde inceleyerek yeni ürünleri ve potansiyel tedarikçileri yakın takibe aldı. https://www.cantonfair.org.cn/en-US
Uluslararası ticaretin kalbinin attığı organizasyonda sektör temsilcileri ve üreticilerle bir araya gelen TUYAD Başkanı, küresel tedarik zincirindeki yenilikleri ve sektörün geleceğine yön veren gelişmeleri değerlendirerek stratejik temaslarda bulundu.
Küresel Ticaretin Dev Buluşması: Canton Fuarı
Resmî adıyla Çin İthalat ve İhracat Fuarı olarak bilinen Canton Fuarı, 1957 yılından bu yana Guangzhou kentinde düzenlenen, Çin’in en köklü ve en kapsamlı uluslararası ticaret fuarıdır. Yılda iki kez (ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde) gerçekleştirilen organizasyon; tüketici elektroniğinden sanayi makinelerine, ev eşyalarından tekstile kadar yüz binlerce ürün çeşidine ev sahipliği yapmaktadır. Dünyanın dört bir yanından gelen yüz binlerce alıcı ve katılımcıyı tek bir çatı altında toplayan Canton Fuarı, küresel pazarın yönünü belirleme ve yeni iş ortaklıkları kurma noktasında kilit bir rol oynamaktadır.

AFET ANINDA İLETİŞİM HAYAT KURTARIR!

AFET ANI İLETİŞİM EĞİTİM SEMİNERİ

22 Ekim 2026

TUYAD ve Marmara Üniversitesi iş birliğiyle, afet ve acil durumlarda kesintisiz iletişimin hayati önemine dikkat çekmek, sektörel bilgi birikimini paylaşmak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir eğitim programı gerçekleştiriliyor.

Türkiye’nin haberleşme ve teknoloji alanındaki öncü kuruluşları;
Türksat, Profen, Neta, ULAK Haberleşme, VSAT, İşNet ve Kule A.Ş., afet anı iletişim teknolojileri, haberleşme altyapıları ve kriz durumlarında iletişimin sürdürülebilirliği gibi kritik konularda gerçekleştirecekleri eğitim ve sunumlarla katılımcılarla buluşacak.
Sektörün diğer önemli temsilcilerinin de yer alacağı bu programda, afetlere karşı teknolojik hazırlığın ve kurumlar arası iş birliğinin önemi ele alınacak.

Programa katılan katılımcılara isimlerine özel, ücretsiz katılım sertifikası verilecektir.

KATILIM VE KAYIT

Seminere ücretsiz kayıt yaptırmak için bilgi@tuyad.org adresine Ad, Soyad ve Telefon bilgilerinizi içeren bir e-posta göndermeniz yeterlidir.

Konum: Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi Maltepe Yerleşkesi Aydınevler Mah. İdealtepe Yolu No:15 34854 Maltepe/İstanbul

22 Ekim 2026’da sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Afet anında güçlü iletişim hayat kurtarır.

#TUYAD #MarmaraÜniversitesi #AfetAnıİletişim #AfetHaberleşmesi #AfetTeknolojileri #Telekomünikasyon #AcilDurumHaberleşmesi #SertifikaProgramı #AfeteHazırlık

TUYAD 37. ANFAŞ OTEL EKIPMANLARI FUARINDA ELEKTRONIK SEKTÖRÜNÜ TEMSIL EDIYOR

12-15 Ocak 2026 tarihleri arasında Antalya ANFAŞ Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ” ANFAŞ Hotel Equipment -Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı”nda TUYAD olarak elektronik sektörümüzde yerimizi alıyoruz. www.anfas.com.tr
Tüm sektör paydaşlarımızı bekleriz.

TUYAD ve Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen “Afet Anı İletişim Eğitim Semineri “22 Ekim 2026 Perşembe günü 09:30- 17:00 saatleri arasında, Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi Teknoloji Fakültesi’nde gerçekleştirilecek olan seminerimizde sunum yapacak olan degerli üye ve kurumlarımızı gururla sunarız.

Kayıt: bilgi@tuyad.org

Adres:Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi Maltepe Yerleşkesi Aydınevler Mah. İdealtepe Yolu No:15 34854 Maltepe/İstanbul

Teknoloji Fakültesi T2 Blok Konferans Salonu

COP31 İKLİM ZİRVESİ: SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN TUYAD OLARAK SORUMLULUK ALIYORUZ

Dünya iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir döneme hazırlanırken, Türkiye önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yapıyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. Dünya ülkelerinin temsilcilerini, uluslararası kuruluşları, bilim insanlarını, iş dünyasını ve sivil toplum örgütlerini bir araya getirecek olan bu önemli zirve, küresel iklim politikalarının geleceğinin şekillendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.

COP31, yalnızca iklim değişikliğinin konuşulduğu uluslararası bir toplantı değil; sera gazı emisyonlarının azaltılması, doğal kaynakların korunması, temiz enerjiye geçiş, sürdürülebilir üretim, döngüsel ekonomi ve atık yönetimi gibi alanlarda somut adımların ele alındığı küresel bir iş birliği platformudur.

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, ülkemizin çevre, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanlarındaki çalışmalarının uluslararası düzeyde görünürlük kazanması açısından da önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Bu süreçte kamu kurumlarının, özel sektörün, meslek kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin üstleneceği sorumluluklar, iklim hedeflerinin somut uygulamalara dönüşmesinde belirleyici olacaktır.

TUYAD – Uydu Elektronik İletişim İş İnsanları Derneği olarak, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca enerji tüketiminin azaltılmasıyla sınırlı olmadığına; elektronik atıkların doğru yönetilmesi, değerli hammaddelerin geri kazanılması ve mevcut kaynakların verimli kullanılmasının da bu mücadelenin önemli bir parçasıdır.

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte elektronik cihazların kullanım süreleri kısalmakta, kullanım dışı kalan elektronik kartların, haberleşme ekipmanlarının ve çeşitli elektronik bileşenlerin miktarı her geçen gün artmaktadır. Bu malzemeler doğru yönetilmediğinde çevresel riskler oluştururken, uygun geri dönüşüm süreçlerine kazandırıldığında önemli ekonomik değerler taşıyan kaynaklara dönüşebilmektedir.

TUYAD olarak elektronik atıkların toplanması, ayrıştırılması, yeniden değerlendirilmesi ve geri kazanım süreçlerine yönlendirilmesi konusunda aktif çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle uydu, elektronik, haberleşme, yayıncılık, bilişim ve ilgili teknoloji sektörlerinde oluşan kullanım dışı elektronik ekipmanların ekonomiye yeniden kazandırılması büyük önem taşımaktadır.

COP31 süreciyle birlikte TUYAD’ın elektronik atık toplama ve atık yönetimi alanındaki çalışmalarını çok daha geniş bir kapsama taşımayı hedefliyoruz. Üyelerimiz, sektör temsilcilerimiz, üretici firmalar, teknik servisler ve ilgili kurumlarla iş birliğimizi artırarak elektronik atıkların düzenli ve sistematik biçimde toplanmasını, geri dönüşüm bilincinin yaygınlaştırılmasını ve sektör genelinde sürdürülebilir bir atık yönetimi anlayışının yerleşmesini amaçlıyoruz.

Elektronik atıkların toplanması, taşınması ve geri dönüşüm süreçleri, ilgili çevre mevzuatına uygun şekilde yetkili ve gerekli lisanslara sahip kuruluşlar aracılığıyla yürütülecektir. Böylece atıkların kontrollü ve izlenebilir bir sistem içerisinde değerlendirilmesi ve geri kazanılabilir malzemelerin yeniden döngüye dahil edilmesi sağlanacaktır.

Bu çalışmalar kapsamında geliştirdiğimiz TUYAD Elektronik Atık Toplama Belgesi uygulamasıyla da elektronik atıklarını geri dönüşüm sürecine kazandıran üyelerimizin, firmalarımızın ve ilgili kuruluşların katkılarını kayıt altında tutulacaktır. Toplama işlemi gerçekleştirilen kuruluşlara düzenlenecek bu belge, elektronik atıkların TUYAD koordinasyonunda yürütülen toplama çalışmasına teslim edildiğini gösterecek ve kurumsal çevre sorumluluğunun belgelendirilmesine katkı sunacaktır.

Elinde kullanım dışı elektronik kart, cihaz veya ekipman bulunan kurum ve kuruluşların atık türünü, yaklaşık miktarını ve bulunduğu konumu TUYAD’a bildirmesi yeterli olacaktır. Gerekli değerlendirmeler sonrasında yerinden toplama organizasyonu tarafımızca koordine edilecektir.

COP31’in ülkemizde gerçekleştirilecek olması, çevresel sorumluluklarımızı yeniden değerlendirmek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı güçlendirmek için önemli bir fırsattır. TUYAD olarak bu süreci yalnızca uluslararası bir iklim zirvesi olarak değil, elektronik ve haberleşme sektörümüzün yeşil dönüşümüne katkı sağlayacak uzun vadeli çalışmaların geliştirilmesi açısından da değerlendiriyoruz.

Sürdürülebilir bir gelecek, büyük hedeflerin yanında günlük faaliyetlerimizde atacağımız somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olacaktır. Bugün doğru şekilde toplanan ve geri dönüşüme kazandırılan her elektronik atık, doğal kaynakların korunmasına, çevresel risklerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır.

TUYAD olarak COP31’in ortaya koyduğu küresel iklim hedefleri doğrultusunda elektronik atık yönetimi çalışmalarımızı yaygınlaştırmak ve sektörümüzü sürdürülebilir bir geleceğe hazırlamak konularında gerekli sorumlulukları alıyor ve yapılan çalışmaları destekliyoruz.

 

Hayrettin ÖZAYDIN

TUYAD – Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği

DAB+ ile Dijital Radyo Yayıncılığında Yeni Dönem: İstanbul, Ankara ve İzmir’de Test Yayınları Dinleyicilerle Buluşuyor!

Türkiye, dijital karasal radyo yayıncılığında önemli bir dönüşüm sürecine adım atıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) iş birliğiyle hazırlanan DAB+ kamu spotu ile İstanbul, Ankara ve İzmir’de test yayınlarının dinleyicilerle buluşmaya hazır olduğu kamuoyuna duyuruldu.

DAB+ (Digital Audio Broadcasting Plus), yüksek ses kalitesi, parazite karşı dayanıklılığı, verimli frekans kullanımı ve gelişmiş yayın özellikleriyle radyo yayıncılığının geleceğini şekillendiren önemli bir dijital karasal yayın teknolojisidir.

Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde başarıyla kullanılan DAB+, geleneksel radyo yayıncılığını modern dijital altyapıyla buluşturmaktadır. Türkiye’nin de bu teknolojiyle yayıncılıkta yeni bir aşamaya ulaşması, sektörümüzün gelişimi ve uluslararası standartlarla bütünleşmesi açısından son derece değerlidir.

TUYAD olarak, DAB+ teknolojisinin ülkemizde yaygınlaştırılmasını, dijital karasal yayın altyapısının güçlendirilmesini ve yeni nesil alıcı sistemlerinin geliştirilmesini destekliyoruz.

Türkiye’nin dijital yayıncılık alanında attığı bu adımların, sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.

DAB+ kamu spotunu izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=vAx2ikmiEDc

 

TUYAD
Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği

TUYAD ve Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen “Afet Anı İletişim Eğitim Semineri ”, 22 Ekim 2026 Perşembe günü 09:30- 17:00 saatleri arasında, Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi Teknoloji Fakültesi’nde gerçekleştirilecek olan seminerimize  katılım sağlayan kurumları gururla sunarız.









Değerli sektör temsilcilerimiz,

İTO ve İSO seçimlerinde oy kullanma sürecini sizler için 3 basit adımda özetledik.
*1. ADIM:* Yetki belgelerinin firmalar tarafından doldurulması.

*2. ADIM:* Oy kullanma belgelerinin ilgili odadan teslim alınması.

*3. ADIM:* Seçim tarihinde yetkili kişinin ilgili seçim yerine giderek oyunu bizzat kullanması.

⚠️ *ÖNEMLİ HATIRLATMA!*

*Bu seçimlerde vekâleten oy kullanılamamaktadır!*

Şirketi temsil ve ilzama (imzaya) yetkili, seçim şartlarını taşıyan kişinin, seçim tarihinde ilgili oy kullanma yerine *bizzat giderek oyunu kendisinin kullanması gerekmektedir.*

Bir başka kişiye vekâlet verilerek oy kullanılması mümkün değildir.

️ *Sektörümüzün geleceğinde söz sahibi olmak için oyunuzu kullanın!*

*TUYAD Derneği*

#TUYAD #İTO #İSO #OdaSeçimleri #SektörümüzünGeleceği

DEVLET ESNAFINA GÜVENMELİ, DENETİM BASKIYA DÖNÜŞMEMELİDİR

Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan esnafımız; üretimin, ticaretin, istihdamın ve toplumsal dayanışmanın en önemli temsilcilerindendir. Ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeler, yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmamakta, aynı zamanda bulundukları bölgelerin sosyal ve ticari hayatını da ayakta tutmaktadır. Esnafın güçlü olması, ülke ekonomisinin güçlü olması demektir. Bu nedenle esnafımızın karşı karşıya kaldığı sorunların doğru değerlendirilmesi, devlet ile esnaf arasındaki güven ilişkisinin korunması ve geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Son dönemde esnafımızdan tarafımıza ulaşan değerlendirme ve şikâyetlerde, özellikle vergi denetimlerinin sıklığı, uygulama biçimi ve denetim süreçlerinde karşılaşılan katı yaklaşımlar önemli bir yer tutmaktadır. Elbette devletimizin vergi toplama, kayıt dışı ekonomiyle mücadele etme ve kamu kaynaklarını koruma sorumluluğu tartışılmazdır. Vergi denetimleri, adil bir ekonomik düzenin sağlanması ve kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından gereklidir. Ancak burada üzerinde durulması gereken temel mesele, denetimin varlığı değil, denetimin hangi anlayışla ve nasıl gerçekleştirildiğidir.

Denetim, devletin esnafını kontrol altında tutmak için kullandığı bir baskı mekanizmasına dönüşmemeli; aksine, ticari hayatın güvenli, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde devam etmesini sağlayan düzenleyici bir araç olmalıdır.

VERGİDEN KAÇIRMAK ve YASAL YOLLARLA VERGİDEN KAÇINMAK FARKLI UNSURLARDIR

Vergi hukukunda birbirinden ayrılması gereken iki önemli kavram bulunmaktadır: Vergi kaçırma ve vergiden kaçınma. Vergi kaçırma; kanuna aykırı yöntemlerle vergi yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi veya kullanılması ve mevzuatta suç olarak tanımlanan diğer fiillerle kamu gelirinin zarara uğratılması gibi hukuka aykırı davranışları kapsamaktadır. Bu tür eylemlerin karşısında durulması, hem devletimizin hem de vergisini dürüstçe ödeyen esnafımızın ortak menfaatinedir.

Buna karşılık, vergiden kaçınma; mükellefin yürürlükteki mevzuatın izin verdiği istisna, muafiyet, indirim, teşvik ve diğer yasal imkânlardan yararlanarak vergi yükünü azaltmasıdır. Hukuka uygun sınırlar içerisinde gerçekleştirilen bu işlemler, tek başına suç teşkil etmez. Her vatandaş ve her işletme, kanunların kendisine tanıdığı haklardan yararlanma özgürlüğüne sahiptir. Bir esnafın maliyetlerini doğru yönetmesi, yasal vergi avantajlarından faydalanması veya ticari faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde planlaması, onu vergi kaçakçısı yapmaz. Vergi yükünü hukuka uygun biçimde azaltmaya çalışmak ile vergi kaçırmak arasında açık bir hukuki ve ahlaki fark bulunmaktadır.

Ancak sahadan aldığımız geri bildirimler, kimi denetim uygulamalarında bu ayrımın yeterince gözetilmediğine ilişkin endişelerin arttığını göstermektedir. Yasal haklarını kullanan esnafın dahi zaman zaman peşinen şüpheli konumuna yerleştirildiği yönündeki algı, devlet ile mükellef arasındaki güven ilişkisine zarar vermektedir.

ESNAF ZATEN ZOR ŞARTLAR ALTINDA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR

Bugün birçok esnafımız artan işletme giderleri, kira maliyetleri, personel ücretleri, enerji faturaları, finansmana erişim güçlükleri ve değişken piyasa koşulları altında ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalışmaktadır. İşletmelerin günlük giderlerini karşılamak, çalışanlarının ücretlerini ödemek, stoklarını yenilemek ve ticari varlıklarını korumak giderek daha fazla çaba gerektirmektedir. Böylesine zorlu bir ekonomik ortamda sık tekrarlanan ve sert bir üslupla yürütülen vergi denetimleri, esnafın üzerindeki psikolojik ve idari yükü daha da artırabilmektedir.

Bir işletmenin sürekli denetim kaygısıyla faaliyet göstermesi, yalnızca iş yeri sahibinin motivasyonunu değil; yatırım yapma isteğini, istihdam oluşturma kapasitesini ve geleceğe yönelik ticari planlarını da olumsuz etkileyebilir. Esnafın enerjisini yeni müşteriler kazanmaya, üretimini artırmaya, hizmet kalitesini geliştirmeye ve işletmesini büyütmeye ayırması gerekirken, sürekli ceza endişesiyle hareket etmek zorunda kalması sağlıklı bir ticari ortamın göstergesi değildir.

Burada talebimiz kesinlikle denetimlerin kaldırılması veya vergi yükümlülüklerinin göz ardı edilmesi değildir. Talebimiz; denetimlerin ölçülü, adil, öngörülebilir, şeffaf ve mükellef haklarına saygılı biçimde yürütülmesidir. Devletin görevi yalnızca denetlemek ve yaptırım uygulamak değil; aynı zamanda ekonomik hayatın devamlılığını sağlamak ve işletmelerin gelişebileceği güvenli bir ortam oluşturmaktır.

CEZA ODAKLI DEĞİL, REHBERLİK VE GÜVEN ODAKLI BİR DENETİM ANLAYIŞI İSTİYORUZ

Öncelikle iyi niyetli ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışan esnaf ile bilinçli biçimde vergi kaçakçılığı yapan kişi ve işletmeler birbirinden ayrılmalıdır. Denetimler somut riskler, objektif ölçütler ve hukuki gereklilikler doğrultusunda planlanmalı; aynı işletmeler üzerinde gereksiz yere tekrarlanan işlemlerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Mevzuatın karmaşıklaştığı, dijital yükümlülüklerin arttığı ve ticari süreçlerin hızla değiştiği günümüzde, özellikle küçük işletmelerin her düzenlemeye aynı ölçüde hâkim olması beklenmemelidir. Bu nedenle kasıt içermeyen ve mevzuatın izin verdiği durumlarda giderilebilecek hatalarda, cezalandırmadan önce bilgilendirme, yönlendirme ve düzeltme imkânlarının ön plana çıkarılması önemlidir. Vergi memurlarımızın kamu görevini yerine getirirken gösterdikleri hassasiyet kadar, esnafın içinde bulunduğu ekonomik koşulların ve günlük ticari faaliyetlerin gerektirdiği çalışma düzeninin de dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu kapsamda ilgili kamu kurumlarımıza çağrımız; esnaf temsilcileriyle daha güçlü bir istişare mekanizması oluşturmaları, denetim uygulamalarının sahadaki etkilerini değerlendirmeleri ve mükelleflerin karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm odaklı çalışmalar gerçekleştirmeleridir.

TUYAD OLARAK ESNAFIMIZIN YANINDAYIZ

TUYAD – Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği olarak, kuruluşumuzdan bu yana sektörlerimizin gelişimini, adil rekabet koşullarının korunmasını ve esnafımızın sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerde bulunmasını öncelikli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Özellikle elektronik, telekomünikasyon, uydu ve yayıncılık alanlarında faaliyet gösteren esnafımızın karşılaştığı sorunları yakından takip ediyor; sektörün kamu kurumlarıyla yapıcı bir diyalog içerisinde gelişmesini önemsiyoruz.

Bizler, güçlü bir ekonominin güçlü işletmelerle mümkün olduğuna inanıyoruz. Esnafımızın yaşadığı her ekonomik zorluk yalnızca bir işletmenin meselesi değildir. Bu zorluklar istihdamı, üretimi, ticareti, tüketiciyi ve nihayetinde ülkemizin ekonomik geleceğini ilgilendirmektedir.

TUYAD olarak vergisini ödeyen, istihdam sağlayan, ekonomik sorumluluklarını yerine getiren ve ticari faaliyetlerini hukuka uygun biçimde sürdüren tüm esnafımızın yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Esnafımızın haklarını savunmak, yaşadığı sorunları ilgili makamlara taşımak ve çözüm önerileri geliştirmek derneğimizin temel sorumluluklarındandır.

TUYAD – Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği