Yasa Dışı Yayıncılık Artıyor: Uzmanlardan Bilinçli İçerik Tüketimi Uyarısı

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dizi, film, spor ve eğlence içeriklerine erişim her zamankinden daha kolay hale geldi. Ancak bu durum, telif hakları ihlalleri ve yasa dışı yayıncılık faaliyetlerinde ciddi bir artışı da beraberinde getirdi. Uzmanlar, kullanıcıların içerik tüketirken daha bilinçli hareket etmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Yasal yayın nedir?
Yasal yayın; bir içeriğin eser sahibi, yapımcı ya da yasal hak sahibinin izniyle, telif haklarına uygun şekilde yayımlanması anlamına geliyor. Resmî internet siteleri, lisanslı dijital platformlar ve yetkili mobil uygulamalar üzerinden sunulan içerikler bu kapsama giriyor. Yasal yayınlar, içerik üreticilerinin emeğini korurken kullanıcıları da hukuki risklerden uzak tutuyor.

Yasa dışı yayın ne anlama geliyor?
Yasa dışı yayın ise bir içeriğin, hak sahibinin izni olmadan internet siteleri, uygulamalar veya yazılımlar aracılığıyla paylaşılması olarak tanımlanıyor. Bu tür yayınlar telif hakkı ihlali oluşturuyor ve içerik sahiplerine maddi zarar veriyor. Aynı zamanda bu yayınlara erişen kullanıcılar da hukuki ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor.

Sadece yayınlayanlar değil, izleyenler de risk altında:
Uzmanlar, yasa dışı yayınlara erişimin de hukuki sorumluluk doğurabileceğini vurguluyor. Özellikle gelir elde eden korsan platformlarda, telif haklarına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmıyor.

Ulusal televizyon kanalları için de geçerli:
Ulusal televizyon kanallarının resmî internet siteleri ve resmî mobil uygulamaları üzerinden sunulan canlı yayınlar, diziler ve programlar yasal kabul ediliyor. Ancak bu yayınların izinsiz olarak kaydedilmesi, paylaşılması veya korsan internet siteleri üzerinden izlenmesi yasa dışı yayın kapsamında değerlendiriliyor.

İlgili mevzuat:
Türkiye’de telif hakları, başta 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu olmak üzere ilgili mevzuatlarla korunuyor. İnternet ortamındaki ihlaller ise 5651 Sayılı Kanun kapsamında ele alınıyor. Yetkililer, yasal ve yasa dışı yayın ayrımının doğru anlaşılmasının hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Uzmanlar uyarıyor: İçeriğin nereden izlendiği, kullanıcılar açısından da hukuki sonuçlar doğurabilir. Bilinçli içerik tüketimi için yasal platformların tercih edilmesi gerekiyor.

Televizyon Lüks Değil, İhtiyaçtır!
Televizyon bugün artık bir lüks değil, her vatandaşın haber aldığı, bilgiye eriştiği, kültür ve eğlenceye ulaşabildiği temel bir ihtiyaçtır. Ancak bu temel ihtiyaç, ülkemizde giderek artan vergiler nedeniyle ulaşılamaz bir hâle gelmektedir.
Bir televizyon satın alırken vatandaşın ödediği vergiler gerçekten dikkat çekici boyutlardadır. ÖTV, KDV ve TRT bandrolü eklendiğinde toplam vergi yükü %52’ye ulaşmaktadır. Bu da demek oluyor ki fiyatı 10.000 TL olan bir televizyonun 5.200 TL’si sadece vergilerden oluşmaktadır. Temel bir elektronik ürüne yarı fiyatı kadar vergi ödetmek, vatandaşın bütçesini ciddi şekilde zorlamaktadır.
Bu vergilendirme TRT’nin gelirlerini düzenleyen 3093 sayılı kanun, 4 Aralık 1984’te kabul edildi. 37 yıldır ülkemizde satılan yaklaşık 150 milyon televizyondan bu vergi alındı. Vergi ilk çıktığında son tüketiciden alınıyordu şimdilerde ise ilk satıştan ve perakende satış tutarı üzerinde imalatçı ve/ya ithalatçı tarafından ödenmektedir. İmalat tutarından beyana esas alınması gereken vergi maalesef TRT kurumunca en üst seviyeden uygulanma diretilmektedir.
Halk vergi vermekten yorulmuş durumdadır. Üstelik televizyon gibi sosyal bir hakkın bu kadar pahalı hâle gelmesi sosyal adalet anlayışıyla da bağdaşmamaktadır. Bir ailenin haber alma özgürlüğü, kültürel içeriklere erişimi veya sadece evde zaman geçirme ihtiyacı bu denli maliyetli olmamalıdır.
Televizyon izlemek sosyal bir haktır. Devletin görevi bu hakkı kolaylaştırmak olmalıdır; zorlaştırmak değil. TRT bandrolünün makul seviyeye indirilmesi veya tamamen kaldırılması, ÖTV ve diğer vergilerde düzenleme yapılması vatandaşın yükünü önemli ölçüde hafifletecektir.
Sonuç olarak, televizyon lüks değil ihtiyaçtır ve bu ihtiyacın erişilebilir olması herkes için büyük önem taşımaktadır. Daha makul vergi oranları ve bira anlayış ile son tüketici ve televizyon satış ticareti yapan esnaf rahatlayacaktır.

ANTENMARKET VE NEFA ELEKTRONİK, TUYAD’I ZİYARET ETTİ
Uydu, anten ve elektronik sektörünün öncü markalarından Anten Market’in Kurucusu Metin Özaydın ile Nefa Elektronik Kurucuları Mehmet Nedim Kılıç ve Mehmet Koşar, TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın’ı, Ataşehir’de bulunan TUYAD Merkez Ofisi’nde ziyaret etti.

Gerçekleştirilen ziyarette; elektronik sektöründeki güncel gelişmeler, teknolojik yenilikler ile yeni yıl hedef ve planları kapsamlı şekilde ele alındı. Bunun yanı sıra sektörün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar, çözüm önerileri ve iş birliği imkânları üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Sektöre sundukları katkılar, başarıları ve uzun yıllara dayanan emekleri dolayısıyla Anten Market Kurucusu Metin Özaydın ile Nefa Elektronik Kurucuları Mehmet Nedim Kılıç a teşekkür plaketleri takdim edildi.

Nazik ziyaretleri ve sektöre verdikleri değerli katkılar için kendilerine teşekkür ederiz.



Vestel TV İş Geliştirme Müdürü Ersoy Özdemir’den TUYAD’a Nezaket Ziyareti
Vestel TV İş Geliştirme Müdürü Sayın Ersoy Özdemir, TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın’ı, Ataşehir’de bulunan TUYAD Merkez Ofisi’nde ziyaret etti.

Gerçekleştirilen görüşmede; sektördeki güncel gelişmeler, teknolojik yenilikler ile 2026 yılına yönelik hedef ve planlar ele alındı. Ayrıca sektörün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar, çözüm önerileri ve iş birliği imkânları hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

Sektörün geleceğine yönelik verimli değerlendirmelerin yapıldığı bu nazik ziyaretleri dolayısıyla Sayın Ersoy Özdemir’e teşekkürlerimizi sunarız.

TUYAD’dan Reis Elektronik’e Teşekkür Plaketi

Teknolojik ürünlere yenilik katan, sektörün gelişimine uzun yıllardır yön veren ve derneğimizin kurucu firmaları arasında yer alan Reis Elektronik, başarıları ve vizyoner yaklaşımıyla takdir toplamaya devam ediyor.

TUYAD Derneği olarak; sektörün duayen firmalarından biri olan Reis Elektronik Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ali Uzunay ve Sayın Temel Uzunay’a, bugüne kadar sektöre sundukları değerli katkılar, yenilikçi çalışmaları ve güçlü iş birlikleri dolayısıyla teşekkür plaketimizi takdim ettik.

Kurulduğu günden bu yana teknolojik ürünlerde yenilikçi, öncü ve sürdürülebilir çözümler geliştiren Reis Elektronik; Ar-Ge odaklı yaklaşımı, kalite anlayışı ve vizyoner yönetimiyle sektörün güvenilir markaları arasında yer almaktadır. Uydu, elektronik ve ilgili teknoloji alanlarında hayata geçirdiği ürün ve projelerle hem iç pazarda hem de uluslararası arenada önemli başarılara imza atan firma, yerli üretimin güçlenmesine de önemli katkılar sunmaktadır.

Reis Elektronik, yalnızca ticari başarılarıyla değil; sektörel gelişimi önceleyen duruşu, istihdama sağladığı katkı ve teknolojiye yön veren vizyonu ile de örnek teşkil etmektedir. TUYAD’ın kuruluş sürecinden itibaren derneğimizin çalışmalarına verdiği destek, sektörün ortak akılla büyümesine olan inancının somut bir göstergesidir.

TUYAD olarak; Sayın Ali Uzunay ve Sayın Temel Uzunay nezdinde Reis Elektronik ailesine, sektöre kattıkları değer, yenilikçi bakış açıları ve uzun yıllara dayanan katkıları için teşekkür ediyor; başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz.

TUYAD Derneği Başkanı
Hayrettin Özaydın

KENAN IŞIK’A TEŞEKKÜR VE TAKDİR PLAKETİ

TUYAD Derneği olarak; iş dünyasına kattığı değer, Işık Grup bünyesinde ticaret hayatında elde ettiği sürdürülebilir başarılar ve 26 yıla dayanan dostluğumuzun kıymetli bir nişanesi olarak, değerli iş insanı Işık Grup Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Kenan Işık’a bu plaketi takdim etmekten onur duyuyoruz.

Üretime, istihdama ve sektörümüzün gelişimine sunduğu katkıların artarak devam etmesini temenni eder; bugüne kadar sergilediği özverili çalışmaları, vizyoner yaklaşımı ve dostluğumuza verdiği kıymet için kendisine teşekkür ederiz.

Sayın Kenan Işık’a; sağlık, huzur ve başarılarla dolu nice yıllar diliyoruz.

Hayrettin Özaydın
TUYAD Başkanı

TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, 35 yıla dayanan köklü dostluğu, bilgi birikimi ve engin tecrübesiyle her zaman yanımızda olan; desteğini ve yol göstericiliğini esirgemeyen Mali Müşavir Sayın Mehmet Salih Yıldırım’a, kurumumuza sunduğu kıymetli katkılar ve uzun yıllara dayanan emekleri dolayısıyla teşekkür plaketi takdim etti.
Sayın Yıldırım, yıllar içinde ortaya koyduğu özverili çalışmaları, yapıcı görüşleri ve samimi duruşuyla kurumumuzun gelişimine önemli katkılar sunmuş; tecrübesiyle yol göstermiş, desteğiyle her daim yanımızda olmuştur. Bu anlamlı plaket, uzun yıllara dayanan dostluğun, emeğin ve karşılıklı güvenin bir nişanesi olarak takdim edilmiştir.

YÖNETİMLERDE YENİLİK, TEMSİLDE GÜÇLENME

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sektör temsilcilikleri; kişisel makamlar için değil, temsil ettikleri kesimlerin sorunlarını çözmek ve işlerini kolaylaştırmak için vardır. Ancak uzun yıllar boyunca aynı koltuklarda kalan bazı yöneticilerin, zamanla yeni projeler üretmekten uzaklaştığı; enerjilerini kurumları geliştirmek yerine mevcut konumlarını korumaya yönelttiği açıkça görülmektedir.

Toplum; esnafı temsil edecek oda başkanlarını, sanayicinin önünü açacak yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarında hak savunuculuğu yapacak temsilcileri seçerken beklentisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu beklenti; sorun çözen, haksız rekabeti önleyen, mevzuata hâkim, yeniliğe açık ve üretken bir yönetim anlayışıdır. Ne var ki her seçim döneminde aynı vaatlerle delegasyonun sandığa götürülmesi, seçim sonrasında ise uzun süreli bir icraatsizlik sürecinin yaşanması, kurumlara duyulan güveni zedelemektedir.

Mevcut seçim ve yönetim mevzuatı, görevde olan başkan ve yöneticilere belirli koruyucu haklar tanımış olsa da bu durum, değişim ve yenilenmenin önünde bir engel olarak görülmemelidir. Aksine, yönetimlerin kendilerini yenilemeye açık olması; gençlere, yeni fikirlere ve farklı bakış açılarına alan açması, temsil edilen esnafın, sanayicinin ve tüm hak sahiplerinin daha etkin şekilde korunmasını sağlayacaktır.

Unutulmamalıdır ki kurumsal güç, kişilerin sürekliliğinden değil; fikirlerin, projelerin ve adaletli yönetimin sürekliliğinden doğar. Yeni yöneticilere şans verilmesi, sadece bir tercih değil; kurumların canlılığını ve toplumsal faydasını artıracak bir zorunluluktur. Değişimden korkmayan, yeniliği destekleyen ve ortak akla dayalı yönetimler, hem bugünün sorunlarına çözüm üretecek hem de geleceği daha sağlam temeller üzerine inşa edecektir.

YERLİ MALI BELGESİ

Yerli ve millî ürünlerin tercih edilmesi, üretimde kullanılan girdilerin ve katma değerin ülke içinde kalmasını sağlayarak sanayi altyapısını güçlendirir, istihdamı artırır ve yerli üreticilerin rekabet gücünü yükseltir. Kamu alımlarında sağlanan avantajlar, firmaların yatırım yapma isteğini artırarak ekonomik büyümeye katkı sunar. Yerli üretimin teşviki, dışa bağımlılığı azaltır, cari açığın düşmesine yardımcı olur ve Ar-Ge ile teknoloji geliştirme kapasitesini destekler.

Yerli Malı Belgesi, Türkiye’de üretilen ürünlerin yerli niteliğini resmen doğrulayan ve özellikle kamu ihalelerinde kullanılan önemli bir belgedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında, yerli malı teklif eden isteklilere %15’e kadar fiyat avantajı sağlanabilmektedir. Belge, TOBB’a ve TESK’e bağlı oda ve borsalar tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde düzenlenir.

Belge alınabilmesi için ürünün Türkiye’de üretilmiş olması, yerli katkı oranının en az %51 olması ve firmanın gerekli sanayi ve kapasite belgelerine sahip bulunması gerekir. Başvurular SBS – Sanayi Bilgi Sistemi üzerinden elektronik olarak yapılır ve belge genellikle 1 yıl süreyle geçerlidir.

Yerli Malı Belgesi, kamu alımlarında sağladığı avantajların yanı sıra yerli üretimin tanıtımı, kurumsal itibar ve pazarlama gücü açısından da firmalara önemli katkılar sağlar.

Detaylı bilgi için www.tuyad.org web sitemizden bize ulaşabilirsiniz.

 

TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, İstanbul Radyo, Pikap ve TV Tamircileri Odası seçimlerine aday olan Taner Muhammet Bulut’a destek verdi. Sektörün usta duayenlerinden Nadir Dağ, TÜBİDER Başkanı Tuncay Işık ve İTO 67. Komite Başkanı Cemil Azun’un da aralarında bulunduğu sektörün değerli isimleri, adaylara destek amacıyla bir araya geldi.

Amacımız, esnaf adına daha fazla çalışma yaparak esnafın rahatlatılması ve odanın bu doğrultuda daha aktif bir şekilde faaliyet göstermesidir. Seçim sonucunun sektörümüze ve esnafımıza hayırlı olmasını diliyoruz.