Elektronik sanayicileri olarak her satış yaptığımız ürün için vergi toplama memuru gibi çalışıyoruz.

HER EVE LAZIM OLAN TELEVİZYONA % 41 VERGİ ÖDÜYORUZ

 

10.000,00 TL’lik bir televizyonun

1.600,00 TL’si TRT Bandrol Ücreti, (%16)

800,00 TL’si Özel Tüketim Vergisi, (% 6,7)

2.250,00 TL’si Katma Değer Vergisi’dir (%18)

4.600 TL satıştan tahsilatla vergi olarak devlete ödüyoruz.

 

Yani her eve lazım olan bir televizyon için toplam  %41 vergi; yani 10.000,00 TL’ye satılan bir televizyon için 4.600,00 TL vergi ödüyoruz.

 

Sadece TRT kurumuna giden bu vergi çok yüksektir ve eğer Türk televizyon sanayisini kalkındırmak için çıktı ise tüm televizyonlara dağıtılmalıdır.

 

Lüks değil elzem olan Televizyon için bu kadar vergi sektörümüz için çok ağır bir yüktür. İndirilmesini talep ediyoruz.

 

İlk olarak 1984 yılında çıkarılmış olan 3093 sayılı TRT Bandrol Vergisi, o zamanlar sadece TRT televizyonu olduğu içindi ve tamamı devlet televizyonunun kalkınması için ödeniyordu.

 

3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun günümüz şartlarına uygun düzenlenmesi, televizyon vergilerinin azaltılması ve alınan vergilerin tüm televizyonlara eşit dağıtılması televizyon izleme kalitesini içerik zenginliğini ve sektörünü güçlendirecektir.

 

Televizyonlardan alınan %16 TRT Vergisi gibi uydu alıcılarından alınan %10 Bandrol Vergisi çok yüksektir. Vatandaşın özellikle pandemi döneminde daha fazla TV’ye ve uydu alıcısına ihtiyacı varken bu vergilerde indirim yapılmaması satışları olumsuz etkileyecektir. Firmalarımız elektronik ürün satışında vergi toplayıcısı durumuna gelmiştir. Toplanan vergiler sanki ürünün pahalıya satıldığı algısını da yaratmaktadır.

 

Televizyon ve uydu alıcıları lüks tüketim ürünleri değildir. En dar gelirli vatandaşın dahi almak zorunda olduğu bu ürünlerin vergileri düşürülmeli veya düzenlenmelidir.

 

 

Bu ürünler her evde olması gereken lüks olmayan ve ihtiyaç ürünleridir.

ÖTV oranı % 6,7 olan mallar arasında radyo Teyp, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi gibi beyaz eşyalar, klimalar ve elektrikli küçük ev aletleri yer alıyor ve Elektronik sanayicilerinin maalesef direk maliyetlerine binmektedir. Son tüketiciden alınmasını ön gören kanun alışıla gelmiş satış sisteminde uygulanamamaktadır.

Vatandaşın lüks değil elzem olarak satın aldığı cep telefonlarında da ÖTV oranı % 20’dir.

TUYAD 8. Genel Kurul Toplantısı 8 Nisan 2021 tarihinde Perpa Ticaret Merkezi’nde gerçekleşti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan toplantımız oy birliği ile seçilmiş olan Divan Heyeti Başkanı Sayın Abdullah Gelgeç, Başkan Yardımcısı Sayın Erdem Eren ve Yazman Sayın Mesut Tokay tarafından yönetildi.

Turksat Uydu Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Dr. Selman Demirel açılış konuşmasını gerçekleştirdi, ardından TUYAD Başkanı Sayın Hayrettin Özaydın sektör son durumu ve dernek çalışmaları hakkında konuşmasının ardından Sunny Yönetim Kurulu Sayın Adem Atmaca Türkiye’deki elektronik sanayi hakkında konuşma gerçekleştirdi.

Hazirun oylaması ile dernek uzun adı Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği olarak değiştirildi. EVFED üyesi olarak daha etkin çalışmalarda bulunulması hazirun tarafından oylanarak kabul edildi.

NETA Satış Müdürü Sayın Derviş Gedikoğlu derneğimizin faaliyet rapor sunumunu gerçekleştirirken, ALPSAT Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İlker Özgencil derneğimizin gelir gider durumu hakkında sunumunu gerçekleştirdi.

Yönetim kurulunun denetim ibrası ile devam eden toplantımızda dernek organlarının da hazirun oylaması ile seçimi tamamlanmıştır.

Dernekçe sürdürülecek çalışma konuları hakkında Global Partner Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdem Eren sunumunu gerçekleştirmiştir. EVFED Başkanı Sayın İsmail Erdoğan derneklerin ortak çalışmaları hakkında sunumu için ZOOM üzerinden katılım sağlamıştır. Aynı zamanda İstanbul Radyo ve Televizyon Tamircileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Üyesi Sayın Mesut Tokay servis ve oda çalışmaları hakkında konuşmasını gerçekleştirdi.

Perpa Ticaret Merkezi A Blok Başkanı Sayın Hasan Sezgin’in konuşmasını gerçekleştirmesi sonrasında genel kurulumuz dilek ve temenniler ile sonlanmıştır.

Covid dönemi kapsamında minimum kişi sayısı ile gerçekleşen toplantımızda sosyal mesafe kurallarına uyulmuş, girişte tüm misafirlerimizin ateş ölçümü yapılmıştır. Fiziki katılım yapamayan üyelerimiz ve sektör temsilcilerimiz için toplantımıza ZOOM üzerinden interaktif katılım sağlanmış ve aynı zamanda derneğimizin resmi Instagram hesabı üzerinden canlı yayın yapılmıştır.

 

TUYAD Başkanı Sayın Hayrettin Özaydın’ın konuşması aşağıdaki şekildedir;

 

Değerli hazirun, genel kurulumuza hoş geldiniz.

İçinde bulunduğumuz pandemi döneminden dolayı genel kurulumuzun 8.sini minimum katılım ve online izleme ile gerçekleştirmekteyiz. Aynı zamanda derneğimizin 20. yılını kutladığımız bu genel kurulun Türkiye Cumhuriyeti menfaatine ve sektörümüz adına güzelliklere vesile olmasını temenni ederim.

Covid döneminde tüm sağlık ve servis çalışanları ile Türk insanının kalitesini tüm dünyaya gösteren doktor Sayın Özlem Türeci ve Uğur Şahin’e hepiniz adına teşekkür etmek istiyorum. Ülkemizde aşı çalışmalarında ileri derece başarı yakalayan Erciyes Üniversitesi bilim insanlarına başarılar diliyorum.

En başta görevleri başında canlarını kaybeden sağlıkçılar olmak üzere covid sebebiyle hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.

Özellikle son dönemlerde ülkemiz için adeta kanayan bir yara haline gelen kadınlarımıza uygulanan şiddetten büyük bir üzüntü ve utanç duyuyoruz. Şiddete uğramış ve katledilmiş tüm kadınların haklarının korunması adına yapılacak olan tüm çalışmaları desteklediğimizi belirtiyorum.

Derneğimizin tüm kaynaklarını sektör yararına atılan adımlar için kullanmaktayız. 2021 yılı geciken genel kurulumuz öncesi konulara hep birlikte bakmaya gayret ettik. Sizler işlerinizle uğraşırken, biz sizlere destek olmaya çalıştık. İçinde bulunduğumuz değişken koşullara rağmen, faaliyetlerimizi dolu dolu bir içerikle sizlere sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Derneğimiz TUYAD, geçtiğimiz yıl aramıza katılan 4 yeni üye ile birlikte 9’u yabancı ve 14’ü yabancı ortaklı toplam 48 üyeye sahiptir. Bu niş derneğimiz, her yıl ortalama 7 milyar dolar seviyesinde ciro ile Türk ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.

Maalesef Türkiye ekonomisi çok derin darbeleri gördüğü bir yılı yaşamaktadır. Sadece geçen ay Türk lirası %10 değer kaybetti. Doların yükselmesini bekleyerek zenginleşeceğini sanan bir toplum haline geldik. Oysa hepimiz aynı arabada gidiyoruz, kaza hepimiz için azap verici olacaktır. Ekonomiyi canlandırmak için yatırım araçları yerine ticareti, dolar yerine TL’yi öneriyoruz. Maalesef gıda enflasyonu ve işsizlik her geçen gün büyüyor ve artık çok büyük bir sorun haline gelmiştir. Kısa çalışma ödeneğinin ve esnafa desteğin pandemi süreci bitene kadar devam etmesi gerektiğini bir kez daha buradan belirtmek istiyorum.

İstikrar, ülkemiz için yatırım getirecektir. Yüksek faiz, yüksek enflasyon ve güvensizlik ortamı oluşturacaktır. Bunun ortadan kaldırılabilmesi için tabii ki şeffaflık, hesap verilebilirlik ve demokrasinin gerçek anlamda yaşandığı bir ortam tüm yatırımcılar için şarttır.

TV’ye her baktığımızda siyaset ve siyaset oturumları görmek yerine sanayi, esnaf ve teknoloji konuşulmasını istiyoruz.

Özellikle pandemi döneminde evde oturan insanlarımızın ihtiyacı olan elektronik sanayi ürünleri çok kullanılmasına rağmen haksız rekabet ortamını bitiremediğimiz ve maalesef çok satıp az kazanma mantığını ortadan kaldıramadığımız için yine kaybeden sektörümüz olmuştur.

Tüm bu olumsuzluklara ve sorunlara rağmen Türkiye, tüm dünyada birçok alanda hiç olmadığı kadar anılmaktadır. Uluslararası birçok başarıya imza atan kamu ve hükümet çalışanlarını tebrik ediyor ve destekliyoruz.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu, dün yaptığı açıklamada “Türksat 5A uydumuz, Mayıs ayının ilk haftasında 31 derece doğu yörüngesine ulaşacak.” dedi. Başta Hasan Hüseyin Ertok olmak üzere göz bebeğimiz TÜRKSAT’a çalışmalarında başarılar diliyoruz ve onları destekliyoruz.

Türkiye’nin uydu ve uzay yolculuğu ile Türksat 5A, 5B ve 6A uyduları sektörümüz için çok yeni iş alanlarına vesile olacaktır.

Yukarıda işler ne kadar iyi olursa aşağıda bereketimiz o kadar çok olacaktır.

Ticaret alanlarımızın genişlemesi için ısrarla üzerinde durduğumuz Afrika Birliği Ticaret Anlaşması’nın önemini vurgulamak istiyorum. Üretimde Avrupa lideri olan ülkemiz her yıl milyonlarca ürün imalatı ve ihracatı yapmaktadır. Avrupa Ticaret Birliği’nde yakaladığımız avantajı yeni mecralarda da yakalamak sanayimize çok büyük katkı sağlayacaktır. Yine altını çizmek istediğim konu, çevre duyarlılığı açısından enerji tasarrufuna Avrupa Birliği yeşil mutabakat kurallarına uyum sağlayacak ürünlere yönelmemizdir.

Son olarak iki yıl sonra 100. yılını kutlayacağımız Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün armağanı Türkiye Cumhuriyeti’ne layık bir sektör olma yolunda giden TUYAD, heyecanını en yüksek düzeyde sizlerin de desteği ile tutmaktadır.

Saygılarımı sunarım

Hayrettin Özaydın

 

 

EVFED Yönetim Kurulu Toplantısı bugün Zoom üzerinden gerçekleştirildi. TUYAD Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda EVFED Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Hayrettin Özaydın, toplantıya katılım sağladı ve çeşitli konularda fikir ve önerilerde bulundu. Konuşulan başlıklardan bazıları aşağıdaki şekildeydi;
• Kısa çalışma ödeneğinin devamlılığı
• Küçük ev aletlerinde ÖTV’nin kaldırılması
• E-ticaretteki komisyon oranlarının düşürülmesi
• Hammadde yerine ürün ihracatı yapılması
• Afrika Gümrük Birliği’ne girilmesi

14.01.2021 tarihinde T.C. TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünde yapılan toplantı sonrası Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği ve TSE servis uygulamaları önerilerimizin bulunduğu rapor çalışma komisyonu oluşturulmuştur.

Sektör satış sonrası ve TSE’li servislerimizin yaşadığı sorunların ele alındığı komisyonda sektör görüşleri ile rapor hazırlanmıştır.  Konu hakkında TSE yetkililerinin ve STK temsilcilerimizin görüşleri ile hazırlanan rapor bugün son şekline kavuşmuştur.

Raporumuzun hazırlanmasında büyük katkı sağlayan İstanbul Radyo ve Televizyon Tamircileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Denetim Kurulu Üyesi Sayın Mesut TOKAY, TUYAD Servisler Eğitim ve Denetim Sorumlusu Sayın Atila SEVİNÇ, TUYAD TSE’li Servisler Danışmanı Sayın Kader SEZER, Satış Sonrası Hizmetler Derneği Başkanı Sayın Bülent MATARACI ve TUYAD Derneği Genel Başkanı Sayın Hayrettin Özaydın’a teşekkür ediyoruz.

 

Ülkemizin ve üye kadınlarımızın başta olmak üzere, tüm dünya kadınlarımızın umut dolu yarınlarının günü kutlu olsun. Evrensel olarak kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam dileklerini dile getirdikleri 8 Mart günü, bir kez daha dünyanın yarısını oluşturan ve diğer yarısını yetiştiren baş tacı kadınlarımızın  değerini ve önemini hatırlayalım.

Sevgilerimiz ve Saygılarımızla

 

TUYAD DERNEĞİ

Terörizm ya da terör ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla belirlenen hedef gruplarına yönelik baskı, yıldırma ve her türlü yolun kullanımıdır.

Ülkemizde hemen hemen tüm ticaret sitelerinin hepsinin yurtdışı ortaklıkları ya da sahipliği var ve maalesef firmalarımıza yüksek komisyon uygulayarak ticari yaptırım terörü vardır.

E ticaret pazarında denetlenemeyen mağaza komisyon ücretleri ve ek gider masraf kesintileri sorgusuz, sualsiz ve keyfi olarak uygulanmaktadır.

Rekabetçi pazarın her geçen gün artan maliyet oranları ve özellikle pandemi döneminde tercihi artan e-ticaret alışverişi mağazacıların belini bükmektedir.

Satış yapmaya çalışan firmaların ürünler için fiyatlandırma stratejisi oluşturması hiç kolay olmamaktadır. Birçok yüksek oranlı maliyet üst üste bindiğinde son tüketiciye sunulan fiyat çok yükselmektedir. Sonuç olarak satıcı, maliyetini ortadan kaldıracak farklı yollara başvurmaktadır. Bu yollar; bazen ürünü olmadığı özelliklerde göstermek yâda çeşitli vergisel unsurlardan kaçma yoluna gitmektir. Yoksa rekabetçi bir fiyat ortaya koymak neredeyse imkânsızdır.

Zaten rakip firma veya markalar bu çok rekabetçi fiyatları anlamakta güçlük çekmesine rağmen mecburen bu fiyatlar ile onlar da satış yapmaktalar. Sonuç çok net; firmalarımız zarar görmekte ve kapanmaktadır. Ancak e-ticaret siteleri yeni ortaklar ile satış hizmeti sunmaya devam etmektedir.

E ticaret pazarı her ne kadar işe yarıyor olsa da, dürüst ve değerinde kâr marjı arayan firmalarımız için işe yaramayabilir.

E ticaret sitelerinin var oldukları ülkede gerçek anlamda haklı rekabet kurallarını anlayabilmiş tüccarlar yoksa, bu durum devlet ilgili kurumlarınca her açıdan çok iyi denetlenmeli ve sitelerin aldıkları kâr marjı belli oranları geçmeyecek şekilde düzenlenmelidir.

Özellikle Ortadoğu ve bu yakın coğrafyada var olmuş firmalar maalesef rakiplerine karşı dürüst ve duyarlı değiller. Sadece satış odaklı düşünce ile birçok firmamız e-ticaret içerisinde yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Satıcılarımızın haklı rekabeti oluşturamadığı bu mecraların devlet tarafından acil olarak regüle edilmesi şarttır.

E ticarette sabit komisyon ücreti yok, fiyatlandırma yapısına eklenecek ek masraf kısıtlaması yok, kargoda eklenecek ücret skalası yok, iade ve cezai yaptırım sınırı yok, her işlem için aynı sabit oran kesintisi yok, komisyon faturasının vergisinin kim ödeyeceği sorunu yok. Tek varsa yoksa e ticaret sitesinin her geçen gün daha fazla kar yapmasını sağlayacak yaptırımlardır.

Karşı mı çıkıyorsunuz? Sorun yok. Nasıl olsa satıcı firma bulmak çok kolay!

Eskiden satıcıların en büyük kâbusu tefecilerdi ve %5 oranında aylık faiz alırlardı. Şimdi e ticaret siteleri tüccarın korkulu rüyası haline geldi. En masumu %20 komisyon ücreti alıyor.

Bazı e ticaret siteleri en başta ücretsiz gibi görünse de şimdilerde hem alıcıdan hem de satıcıdan komisyon almaktadır. Bu da çift taraflı komisyon ve komisyonların vergilendirmesinde haksız kazanç ortaya çıkartmaktadır.

Aşağıda, bazı büyük e ticaret pazarların komisyon oranlarını ve masraflarını karşılaştıran tablo bulunmaktadır.

E ticaret sitesi Başlangıç düzeyinde toplam komisyon oranları
N11 %22
Hepsi Burada %22
Gitti Gidiyor %22
Trendyol %25
PTT % 20

 

Bazı e ticaret siteleri elektronik cihaz ve aksesuarları satışından toplamda %45 civarında kesinti yapılıyor. Farklı işlemlerin toplamında bu oran ortaya çıkmaktadır. İtiraz şansınız ilk başta imzaladığınız sözleşmeler ile çoktan ortadan kalkıyor.

Bu komisyon oranlarının dışında sürekli FIRSAT, KURUMSALLIK ve REKLAM bedelleri ödememiz gerekmektedir ve satışların belirlenen kargo firması ve ücreti üzerinden yapılma zorunluluğu vardır.

E ticaret pazaryerleri, farklı kategorilerde yapılan ürün satışları için komisyon oranları belirlemiş ve satıcıların yaptığı KDV dahil satışlar üzerinden bu komisyon oranlarını firmalara yansıtmaktadır. Tabi satıcı firmaların vergi yükümlülükleri burada artmaktadır.

Tüm bu olumsuzluklar sonrasında satıcıya kalan cüzi miktarda kâr marjı yine diğer vergiler, eleman giderleri ve diğer giderlere gidecektir.

Bu unsurlar esnafın belini bükmüş ve zor durumda bırakmışken; TBMM genel kurulunda kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak Resmî Gazetede yayımlanan 7256 sayılı kanun ile E-ticaret yapan kişi ve firmalara 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren belirli oranlarda vergi muafiyeti uygulanmaktadır. Bu kanunlar esnafın yok olmasına yok açacak unsurlardır.

Son dönemde yurt dışında meşhur olan Amazon, Ebay, Airbnb ve Alibaba gibi sitelerin ülkemizde satışa başlaması bu serbest ticaret unsurlarından dolayıdır.

Büyük bir hevesle e-ticarete atılan firmalarımızın avantajlarını ve dezavantajlarını ve bunların mevcut iş hedeflerine nasıl uygulanabileceğini iyi düşünmeleri gerekmektedir. Başlangıçta e-ticaret tüm iş sorunlarınızı çözecek gibi görünse de, fiziksel bir konumdan çevrimiçi bir mağazaya geçmenin dezavantajları vardır ve bu dezavantajlar köklü firmanızın bitişine dahi sebep olabilir.

Sonuç olarak, piyasanın varlığı ve markaların eş zamanlı idamesi için gelişen teknolojiye ve e ticarete ihtiyacımız vardır ancak denetim olan makul miktarda komisyon oranları olan e-ticaret daha uygun olacaktır.

Komisyon oranları kar elde edilen bir noktaya kadar düşük olması gerekir. Her geçen gün büyüyen müşteri adeti ile hepimizin kazancı daim olmalıdır. Tavsiyemiz %10 sabit ve tüm masrafların dahil edildiği komisyon oranı olacaktır.

Özetle;

E ticaret vazgeçilmezdir ve aracılığın ana geliri olan komisyon, modern pazardaki en popüler iş modelidir. Ancak komisyonun kalıcı ve rahatsız edici olmaması başarıyı getirecektir.

Firmalarımız e-ticaret konusunda istekli olsa da, dezavantajlarının da olduğunu en baştan kabul etmelidir. Bu durumların bir sorun olduğu tüm taraflarca kabul edildiğinde, e-ticaret sorunlarının üstesinden gelerek global pazarda söz sahibi firmalarımız oluşacaktır.

 

Hayrettin Özaydın

2000’DEN BERİ UYDU ve TELEKOMDA SÖZ SAHİBİ OLAN TUYAD KURULUŞUNUN 20. YILINDA EN BAŞARILI FİRMALARI ÖDÜLLENDİRDİ

Geçtiğimiz 20 yıl boyunca, Türkiye ve Dünya’da, küresel markalar için yenilik ve mükemmelliği takip eden ve üyelerini mükemmelliğe ulaştırmak için destek olan derneğimiz 20. Yılında, sektörün enlerini gerçekleştirdiği anket ile belirledi.

Ödüller, hızla gelişen iletişim ekosisteminde teknolojiyi en iyi ve en uygulanabilir kullanan dünya standartlarında firmalarımıza 18 kategoride verildi.

Teknoloji ve partnerlik ile birbirine bağlı firmalarımız global pazarın merkez üssüdür ve dünyanın her yerindeki telekom şirketleri firmalarımızın gücünü gerçekten anlamışlardır. Ödüllerin ana amacı var olan azmin fark edilerek çoğalmasını sağlamaktır.

TUYAD’ın temeli, teknoloji içeren mesleklerin tüm toplum için üstün başarı sağlaması ve hizmetin her birey için ekonomik seviyelerde uygulanabilir olmasıdır. Bu çerçevede çalışma yapan tüm kurum ve kuruluşlar, bireyler bizler için önem teşkil etmektedir. Uluslararası düzeyde adil, saygı duyulan ve herkese açık, ucuz, bağımsız bir rekabet sağlamak ve bunun oluşumu için adım atan tüm bireyler partnerimizdir.

Derneğimiz, ilk defa düzenlediği bu ödül etkinliği ile tarafsızlık ilkesine bağlı kalmıştır. Misyonumuzun bir parçası olarak, yetenekleriyle tüketiciye, kamu hizmetine ve kurumlara katkıda bulunan pazarlama ve iletişim profesyonellerinin çabalarını teşvik ediyor ve destekliyoruz.

Yapılan anket ve jüri üyelerinin kararı ile verilen ödüller, kazananlara bir fark edilme, takdir edilme, takdir ile bakış, sağlayacaktır. Telekomünikasyon sektörüne hizmet eden tüm firmalarımızın çalışmalarını destekliyor ve çalışmalarında başarılarının devamını diliyoruz.

TUYAD ödülleri;

Derneğimizin kuruluşunun 20. yılında sektör firmalarımız arasında yapılan anket sonuçları göz önünde bulundurulmuş ve jüri üyelerimizce değerlendirilerek firmalarımıza ödülleri hazırlanmıştır. Uydu telekomünikasyon sektörünün en prestijli ödülleri hak eden firmalarımıza teşekkürümüz tamdır.

Yeni teknoloji, inovasyon gibi doğrudan başarı unsurları bu ödüllere layık görülmüştür.

Yeni nesil ekipmanları ile sektöre hizmet etmeye devam eden firmalarımız tespit edildi.  KA band uydu internet sistemlerinin elektronik aksamları ile de üretim ve AR-GE ödülleri ile hedeflere daha hızlı koşmaya yöneltti.

Uydu sistemleri ve alıcısından, TV’ye, kamera sistemlerinden kablo ve tüm aksesuar ürün gruplarına kalitenin toplum nezdinde farkındalığın geliştirmesine katkı sağlayan tüm markalarımız gururumuzdur.

Pay TV platformlarımız yurt dışı merkezli rakiplerine rağmen gelişmede büyük başarı göstermiştir.

Bu ödülle beraber ülkemizde var olmuş markaların hedeflerine daha hızlı ulaşacağına inancımız tamdır.

TUYAD 2020 ÖDÜLLERİ;

  1. EN ÇOK BÜYÜYEN MARKABOTECH
  2. EN YENİLİKÇİ MARKA GESSAT
  3. EN BİLİNEN IPTV MARKASI REDLINE
  4. EN ÇOK TEKNOLOJİ YATIRIMI YAPAN FİRMA ATMACA
  5. EN GENİŞ ÜRÜN GAMI SUNAN MARKA GOLDMASTER
  6. EN ÇOK PERFORMANS GÖSTEREN MARKA NETA
  7. EN ÇOK TEKNOLOJİ PROJESİ ÜRETEN MARKA PROFEN
  8. MURAT ŞENGİZ / YILIN CEO’SU (NETA)
  9. EN İYİ MÜŞTERİ DENEYİMİ SUNAN MARKA TURKCELL
  10. EN İYİ İNTERNET TV SERVİSİ VEREN MARKA TİVİBU
  11. ÜRETİMDE EN ÇOK İNOVASYON GÖSTEREN MARKA AMSTRAD
  12. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE EN ÇOK ÖNEM VEREN MARKA PROFİLO
  13. EN ÇOK İSTİHDAM SAĞLAYAN MARKA VESTEL
  14. EN İYİ DİJİTAL PLATFORM MARKASI D-SMART
  15. EN KURUMSAL MARKA DIGITURK
  16. EN İYİ KOÇLUK VE MENTORLUK MARKASI HEDEFKOÇ
  17. EN GÜVENİLİR MARKA SUNNY

 

 

2021 yılında yenilenen yönetim kurulumuza Herz firması dahil oldu. Herz’i şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Atabay temsil edecek. Firma hakkında kısa tanıtım yazısı aşağıdadır.

Herz Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.

Elektronik sektörünün öncü firmalarından olan Herz Elektronik 1992 yılında İzmir’de hizmet vermeye başlamıştır. Kurulduğu günden bu yana başta uydu alıcısı sistemleri olmak üzere güvenlik sistemleri, oto ses sistemleri, bilgisayar oem ürünleri, kumanda ve birçok elektronik ürün grubunda hizmet vermektedir.Teknolojinin sürekli gelişmesiyle ürün çeşitliliğini her geçen gün arttırmaktadır.

Firmamız “Kaliteli Ürün, Doğru Hizmet, Uygun Fiyat” prensibiyle çıktığı bu yolda 2400 m2 alanı, 15.000’e yakın ürün çeşidi, 20 araçlık filosu, 30 personeliyle ve değerli iş ortaklarıyla hizmet vermektedir.Firmamız gelişen teknolojinin etkisiyle her türlü soruna ve ihtiyaca karşılık verebilecek bir konumdadır özellikle malzeme tedariği anlamında çok güçlü bir stoğa sahiptir.

www.b2bherz.com

2021 yılında yenilenen yönetim kurulumuza Global Partner firması dahil oldu. Global Partner’i şirketin Genel Müdürü Erdem Eren temsil edecek. Firma hakkında kısa tanıtım yazısı aşağıdadır.

2007 yılında kurulan Global Partner Mühendislik San. ve Dış Tic. A.Ş., hedef müşteri pazarı olan telekomünikasyon, haberleşme, elektronik ve beyaz eşya sektörlerinin ihtiyacı olan ürün ve hizmetleri sunmaktadır. Elektriksel ve mekanik olarak grupladığı ürün grubuna dahil sayıları giderek artan ürün çeşitliliği ile, tedarik zincirinin tüm halkalarında çözüm sağlayabilme anlayış ile, gelen talepleri projelendirmektedir.

Gelişen ekonomilerde, hizmet sağlayıcı şirketlerin büyüme stratejileri, sattıkları ürün ve hizmetlere odaklanmasını gerektirmektedir. İşte tam da bu sebepten dolayı, müşterilerine gerekeli olan yan ürünler ve bu ürünleri ilgilendiren satış öncesi ve sonrası teknik hizmetleri gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Sahip olduğu patent, endüstriyel tasarım ve faydalı modeller ile ispat ettiği ürün geliştirme kabiliyeti yanında, ihtiyaca cevap verebilmek için gerekli tedarik, lojistik ve satış yöntemlerini hayata geçirmektedir. Gerek kendi geliştirdiği ürün ve hizmetler, gerekse temsil ettiği firmalar adına iş geliştirme yapmaktadır.

Tüm faaliyetlerini, yine patenti kendisine ait olan S4U “Supply For you” iş modeli ile müşterilerine sunan, yerli ve yabancı pek çok firma ile işbirliği içerisinde olan firmanın en önemli hedeflerinden biri, bilgi ve birikimlerini gelecek nesillere taşıyabilmektir.

http://www.globalpartner.com.tr

Dünya da kullanılan uydu teknolojileri ve Türkiye.

________________________________________

 

 

 

Türkiye’nin uydu konusunda çalışmaları 1978’de başladı ancak, küçük çaplı olarak yapıldı. Esas olarak 1985’ten sonra Türk Telekom’da uydu operasyonu için bir grup kuruldu. Japonya, Kanada gibi ülkelerde eğitimler alındı ve Türkiye’de bu konuda bir ekip oluşturulmuş oldu. Bu ekip uluslararası başka uyduları kullanarak, Ankara’daki Gölbaşı Uydu Merkezi’nde Türkiye’deki uydu haberleşme sistemlerini kurmaya başladı.

 

 

Bu çalışmaları başbakan Turgut Özal başlatmıştır. O dönemde iş başında olan tüm uzmanlar şimdi yurt dışında rakip firmalara ortak yada çalışan olarak işlerine devam etmektedir. Sadece işlerine devam etmiyorlar aynı zamanda ülkemizde edindikleri tecrübe ve fırsatları da yurt dışına götürdüler.

 

Mesela ülkemizde ait uzayda Beş uydu alanımızdan ikisi de 90lı yılların sonunda onlarla birlikte farkı ülkelerin kullanımına kazandırıldı.

 

Halen ülkemizin 7 uzak 1 adet yakın yörünge olmak üzere 8 adet uydusu bulunmaktadır.

 

Uydu sadece televizyon demek değildir. Yeni nesil uydularla geniş bant internet erişimi ve savunma sanayisi için de birçok çalışma yapılmaktadır. Ve uyduların tasarlanırken işlevi kadar çalışma frekansı da çok önem teşgil etmektedir. Frekans ve derece uzayda fer alanın farklı ülkelere tahsis edilmesi demektir.

 

TÜRKSAT 4B uydusu ile KA bant frekansları ile ülkemize ilk yerli uydu internet hizmetini vermiştir. Kapasitesi kısıtlı olması nedeni ile sadece kamu hizmeti karşılanabilmektedir. Ancak 5B uydusu ile bu kapasite çok daha fazla olacaktır.

 

Uydudan internet çok sıra dışı gibi görünse de New York ta 2020 yılında 400 bin uydu internet aboneliği oluşmuştur. Kaliteli kesintisiz internet uydu teknolojileri ile çok daha kaliteli olarak mümkündür.

 

Uydu teknolojilerinde ülkemiz birçok fırsatı kaçırmıştır. Orta doğunun teknoloji kapısı olmasına rağmen Arap ülkeleri bizden daha çok uydu ve uydu frekansı tahsis almıştır.

 

Yeni nesil uyduların yeni hizmetleri ve yeni fırsatlarını kaçırmamak gerekli. Halen regülasyona tabi olmayan alçak yörünge uyduları ve bunlara bağlı frekanslar tahsis alınmalıdır.

 

Ve gözlem günümüzde en çok konuşulan ve para harcanan hizmet. Dünyayı çevreleyen küçük uydular ile çok daha ekonomik ve kaliteli resim ve video alınmasını sağlamaktadır.

 

Küçük uydular çift taraflı haberleşme amacıyla kullanılan ve bu aralar çok konuşulan IHA’ ların yaptığı görüntü alma vazifesini çok daha ekonomik ve daha geniş alanlardan sağlayabilmektedir. Bir IHA’nın maliyeti 300 bin USD civarında ve kapsama alanı göz mesafesinde iken, bir küçük uydunun maliyeti bir milyon dolar ve kapsama alanı tüm ülke ve hatta bölgedeki diğer ülkelerinde görüntülerinin alınmasıdır. Ve bu görüntüleme yarım metreden alınıyor derecesinde net ve kesintisizdir.

 

 

Arık uydular kişiye özel hizmet etmeye başlamıştır.  Var olan teknoloji evlerin internet yada TV yayınlarına aracısız ulaşmasını sağlaya bilmektedir. Ancak ticari kaygılar bu kullanımı ertelemektedir.

 

 

 

Gelecek teknolojiler uyduların adrese yönelik hizmet etmesi yada o adresi işaretlemesi, belki de yok etmesi yönünde olacaktır.

 

1965’de yörüngeye başarı ile oturtulan iletişim uydusu tasarımcıları işin bu boyuta gelebileceğini herhâlde düşünmemişlerdir. O zamanlarda ana amaç erişilemeyen bölgelere sadece TV ve dolayısı ile eğitim hizmeti verebilmekti. Dünyada durum böyle iken ülkemizde seksenli yıllarda bile vericiler, aktarıcılar ile gerçek Vizyon Tele filmini yaşıyorduk.

 

Öte yandan günümüzde uydu teknolojileri ile savaş ve şartları konuşulmaya başlanmıştır.

 

ABD, İngiltere ve Rusya yörüngelerdeki uyduları hedef almak için kullanılabilecek silahları uzayda test etmektedir. Her ne kadar kabul etmeseler de bu savaş konusunda gündemdeki en önemli konu başlığıdır.

 

 

Evet, aşağıda bire bir savaş ve asker kişilerin becerisi geliştirilmeye çalışılırken yukarıda bunların hepsi çok net görünmekte ve takip edilmektedir. Hatta bir adım daha ileriye gidilmiş ve artık işaretlemekleler, lazer yansıtılmalar ve buhar salımın sitemleri çalıştırılmaya başlanılmıştır.

 

 

 

Uzay boşluğunun sahibi fırlatılan uydu ve bunların ayak izleri ile belirlenecektir. Tabi uzayda hâkimiyet kuran ülkelerin stratejileri çok daha önemlidir. Bugün uzayın barışçıl hizmeti konuşulsa da Çin, Hindistan dahil bir çok ülkenin hesabı tek hakimiyet hakkıdır.

 

Birçok ülkenin ambargo koyduğu İran’ın Türkiye’den fazla alçak yörünge uydusu bulunması konunun ne kadar ciddi olduğunun göstergesidir.

 

Alan teşkil etmeliyiz. Bin km uzaklıktaki bu uydu alanları şimdilik tabiri caizse kapanın elinde kalıyor. Firmalar, bankalar, kişiler biraz parası olan birçok kurum ve kuruluş kendine uzayda alan tahsis ediyor.

 

Bu konuda hızlı davranmalı ve en az 48 küçük uydu ile dünya çeperini denetim altına bir an evvel almalıyız. Ortalama 50 milyon dolar gibi bir bütçe ile bunu yapmak mümkündür.

 

Tanımı; bin km uzaklıkta çalışabilen, ağırlığı; 150kg dan az ve en hafifi 100 gr seviyesinde olan küçük uydular, 2000 yılında hizmete alınmaya başlanmış ve 2017 yılından itibaren çok hızla binlercesi uzayda yerini almıştır.

 

Şimdilik 50 cm uzaklıktalar, 30 santimetre çözünürlüğe sahip görüntülerin mevcut olduğunu duyuran firmalarda var. Uzaydan rögar kapaklarını tespit edilebilir durumda, ve insanların yüz tespiti ile takibi de çok yakın.

 

 

On binlerce yeni uydu ile dünya büyük bir teknoloji hizmeti ve eş zamanlı büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır. Sadece SpaceX ve Amazon 20.000 uyduyu başlatmak için onay almış durumdadır. Özel sektörün hedefi erişim ağı, iken ülkeler uyduların sahip olduğu olacağı hipersonik silahlar ile egemenlik peşinde. Yani bir yandan geç kalıyoruz ancak öte yandan gökyüzü insan eli ile mahvediliyor.  26/ 01/ 2021

 

Hayrettin Özaydın