Türkiye ve Dünyada Televizyon İzleme Alışkanlıkları

Son yirmi yılda, ekran temelli medya tüketimi modern yaşamın en dönüştürücü unsurlarından biri haline gelmiştir. Televizyondan dijital yayın platformlarına kadar uzanan bu süreçte; ne izlediğimiz, ne sıklıkla izlediğimiz ve neden izlediğimiz gibi unsurlar köklü biçimde değişmiştir. Bu dönüşüm, teknolojik, psikolojik, sosyolojik ve kültürel faktörlerin karmaşık etkileşimiyle şekillenmiştir. Bu makalede, Türkiye ve dünya genelindeki ekran izleme alışkanlıkları, doğrulanabilir istatistiksel verilerle son 20 yıl üzerinden analiz edilmekte; ayrıca önümüzdeki 5, 10 ve 20 yıl için öngörüsel bir simülasyon sunulmaktadır.

2025 itibarıyla Türkiye’de kişi başına günlük ortalama ekran süresi 7 saat 24 dakikaya ulaşmıştır. Bu rakam, 2024 yılına göre 16 dakikalık bir artışı temsil etmekte ve son 20 yılda istikrarlı bir yükseliş trendini yansıtmaktadır. Özellikle 1997–2012 doğumlu Z kuşağı, günde ortalama 9 saatini ekran başında geçirmektedir. Buna karşın, 55 yaş ve üzeri bireylerde ekran süresi belirgin biçimde daha düşüktür. Eğitim düzeyi de bu alışkanlıkta etkili bir faktördür; daha düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin ekran başında geçirdikleri süre, yüksek eğitimlilere kıyasla daha fazladır. Türkiye’de içerik tercihleri incelendiğinde, televizyon dizileri ve gündüz kuşağı programlarının öne çıktığı görülmektedir. Çocuklar ve ergenler ise hem geleneksel televizyon hem de dijital medya içeriklerinden giderek daha fazla etkilenmekte, özellikle ilkokul çağındaki çocuklar en çok maruz kalan grup olarak öne çıkmaktadır.

Dünya’da Televizyon İzleme Süresi

Küresel ölçekte bakıldığında, 2025 itibarıyla dünya genelinde kişi başına günlük ortalama ekran süresi yaklaşık 6 saat 40 dakikadır. Ancak bu ortalamalar ülkelere göre ciddi farklılıklar göstermektedir. Güney Afrika, 9 saat 24 dakikalık günlük ortalama ekran süresi ile dünyanın en yüksek ekran süresine sahip ülkesidir. Buna karşın, Japonya bu alanda en düşük seviyededir ve günde sadece 3 saat 56 dakika ekran başında vakit geçirilmektedir. Türkiye ise 7 saat 24 dakikalık ortalama ile yüksek ekran süresine sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Yaş grupları bazında incelendiğinde, Türkiye ile benzer şekilde dünya genelinde de Z kuşağı bireyleri ekran başında günlük yaklaşık 9 saat geçirmektedir. Dahası, 0–2 yaş arası bebeklerin neredeyse %49’u düzenli olarak akıllı telefonlarla etkileşim kurmaktadır; bu durum özellikle eğitimciler ve sağlık uzmanları arasında kaygı yaratmaktadır.

Ekran süresindeki bu artışın nedenleri çok boyutludur. Psikolojik açıdan bakıldığında, özellikle 2–17 yaş arası çocuklarda aşırı ekran kullanımı, merak duygusunun azalması, öz denetimin zayıflaması ve duygusal dengesizlik gibi sorunlarla ilişkilendirilmektedir. Bu durum, uzun vadede ruh sağlığı ve sosyal gelişim açısından riskler barındırmaktadır. Sosyolojik olarak, artan dijitalleşme geleneksel insan ilişkilerinin yerini almış; COVID-19 pandemisi bu süreci daha da hızlandırarak sosyal, eğitsel ve mesleki etkileşimlerin büyük ölçüde ekranlara taşınmasına neden olmuştur. Kültürel açıdan ise, içerik çeşitliliğinin artması ve dijital platformların her yerden erişilebilir hale gelmesi, bireyleri daha uzun süre ekran karşısında tutmaktadır. Teknolojik gelişmeler ise bu sürecin temel taşıdır. Özellikle akıllı telefon ve tabletlerin yaygınlaşması, ekran temelli medya tüketimini her an ulaşılabilir hale getirmiş; ekran kullanımı, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olmuştur.

Mevcut Veriler Doğrultusunda Önümüzdeki Yılların Tahmini Televizyon İzleme Projeksiyonu

Mevcut veriler ışığında, önümüzdeki yıllara ilişkin öngörüler yapmak mümkündür. Türkiye’de 2030 yılına kadar günlük ortalama ekran süresinin 7 saat 45 dakikaya çıkması beklenmektedir. 2035 yılında bu sürenin 8 saat 15 dakikaya ulaşması, 2045’te ise 9 saat 30 dakikayı aşması öngörülmektedir. Küresel ölçekte de benzer bir tablo söz konusudur. Dünya genelinde ekran süresinin önümüzdeki 5 yıl içinde 7 saat 15 dakikaya, 10 yıl içinde 8 saat 30 dakikaya, 20 yıl içinde ise 10 saat 30 dakikaya yükselmesi beklenmektedir. Bu projeksiyonlar; teknolojiye erişim, dijital medya tüketim alışkanlıkları ve demografik eğilimler temel alınarak oluşturulmuştur.

Sonuç olarak, televizyon ve ekran izleme alışkanlıkları son 20 yılda yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda toplumsal, kültürel ve psikolojik dinamikler üzerinden de büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam edeceği açıktır. Ancak bireylerin ve toplumların, özellikle çocuklar ve gençler gibi kırılgan grupları göz önünde bulundurarak, ekran kullanımının potansiyel zararlarını azaltmaya yönelik bilinçli stratejiler geliştirmesi büyük önem taşımaktadır. Gelecekte mesele yalnızca ne kadar süre izlediğimiz değil; neyi, neden ve nasıl izlediğimiz olacaktır.
HedefKoç Danışmanlık Dr. Uzman Psikolog H. Mert Özaydın

 

TUYAD güncellenen üyeleri ve yeni projeleri ile hazırlanan tanıtım föyü yayınlandı.

 

Föye ulaşmak için lütfen tıklayınız .

Karasal yayın: vericiler sayesinde yayınların havaya aktarılarak, çatı antenleri ile TV’lerde izlenmesidir. Bu sistem en ekonomik ve sosyal devlet tv yayıncılık sistemidir. Kapsadığı frekans çok değerli olduğundan yayınların karasalda dijital olarak aktarılması hem daha az frekans tahsisi hem de daha kaliteli yayın izleme imkanı sağlamaktadır.

Teknik adı; DVB-T ; Karasal televizyon, televizyon sinyalinin, bir televizyon istasyonunun karasal vericisinden, bir vericinin bulunduğu bir televizyon alıcısına radyo dalgaları ile iletildiği bir televizyon yayını türüdür.

Ve bu teknolojinin bir üst versiyonu şifreleme sistemi farklı olan DVB- T2

” Dijital Video Yayıncılığı – İkinci Nesil Karasal ” ifadesinin kısaltmasıdır. DVB konsorsiyumu tarafından yayınlanan ve dijital karasal televizyonun yayın iletimi için tasarlanmış olan DVB-T televizyon standardının yeni şifreleme modeli uzantısıdır.

Dijital karasal televizyon (DTTV, DTT veya DTTB), dijital televizyon ve karasal televizyon için bir teknolojidir. Karasal televizyon istasyonları, televizyon içeriğini radyo dalgalarıyla tüketicilerin konutlarındaki televizyonlara dijital formatta yayınlamaktadır.

Türkiye, 2006 yılının başından itibaren karasal sayısal yayına geçmiş durumdadır. Lüksemburg merkezli  Sisvel’in patentlendiği teknoloji olan  DVB-T2 sistemi, tüm TV üreticilerini lisanslayarak haklı rekabet ortamı oluşturmaya gayret etmektedir.

Dijital Video Yayıncılığı – Karasal 2 (“DVB-T2”) standardı, karasal ağlarda dijital televizyon yayını için en gelişmiş olanıdır. DVB-T ile karşılaştırıldığında iletim kapasitesinde önemli bir artış sunar. Kapasite artışı olduğundan planlanan tüm TV yayınları ve yeni nesil PAY TV platformlarına da yer sağlayacaktır.

DVB-T2 standardı, 2008 yılında Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü (“ETSI”) tarafından resmi bir standarda dönüştürülmüştür. Onaylı üreticiler www.dvb.org adresinde yayınlanmaktadır.

Ülkemizde Sisvel lisanslı 6 firma var. Çin’de üretici olan 10 firma da Türkiye için alt lisans ile yetki vermektedir. Bu lisans bedeli, her TV için ortalama 30 Euro’dur. Üreticiler bu lisans ile üretim yaptıklarında, ürünlerine DVB-T2 teknolojisini ekleyerek son tüketicilere sunmaktadır.

Bazı üreticiler aynı teknolojiyi ürünlerinde barındırmakta ve sistem lisansı ödememek için sistemi kapalı olarak tüketiciye sunabilmektedir.

Sonuç olarak, dünyanın büyük bir bölümünde tercih edilen yayın teknolojisi olan DVB-T2’yi uygulayan TV ve set üstü kutu üreten şirketler bu teknolojiyi ürünlerinde kullanıyorlar.

Ülkemizde KARASAL DİGİTAL yaygın olmasa da DVB-T2  özellikli cihazlar, kablo TV yayınlarının olduğu ve kapalı devre yayın sisteminde de kullanılmaktadır.

Ülkemizde karasal yayın KULE A.Ş. tarafından yürütülmektedir. Yayınların karasal dijital olarak tüketiciye ulaştırılması programı yine evlerde kullanılan TV’lerin bu teknolojiye hazır olması ile mümkün olabilecektir.

Ülkemizde 53 milyon noktada TV izlenmektedir. Ülkemizde en büyük üretim kapasitesine sahip 11 firmamızın yılda ürettiği ve yurt dışı yurt içi satışını yaptığı son beş yılda ortalama 75 milyon TV üretimi yapılmıştır. Bu üretimi yapılan TV’lerin 12 milyonu iç piyasada ülkemiz içinde satışı gerçekleşmiştir. Evvelce satılan TV’lerde zaten karasal yayın izleme teknolojisi mevcuttu. Son 5 yılda imalatı yapılan tüm TV’lerde DVB-T2 teknolojisi dahil edilmektedir.

Özellikle kesintisiz yayın izleme ve frekans değişimi gerekmeden TV izleme hizmeti sağlayan DVB-T2 sisteminin ülkemizde yaygınlaşması ve TV kanallarının bu teknolojiyi tercih etmesi hem tüketicinin vatandaş arasında karlı görüntü olarak bilinen sinyal dalgalanması olmasını engelleyecek ve hem de ülkede aynı TV kanalının aynı frekansta izlenmesini sağlayacaktır.

DVB-T2 yayıncılık TUYAD derneği üyelerinin de son dönemde beklediği yeni teknolojik heyecan olacak ve daha çok TV kanallarının karasal sistemde çanak anten ve internet gerekmeden izlenmesini sağlayacaktır.
HedefKoç Danışmanlık Dr. Uzman Psikolog H. Mert Özaydın

Deprem anında iletişim, hayat kurtaran bir faktördür. Kablo bağlantısı olmadan iletişimin sağlanması ise yalnızca uydu teknolojileriyle mümkündür. Kesintisiz geniş bant uydu interneti sağlayan VSAT (Very Small Aperture Terminal) sistemi, küçük çaplı (80 cm) antenlere sahip uydu yer istasyonlarının genel adıdır. VSAT sistemi, “merkez yer istasyonu” (Hub istasyonu) ile coğrafi olarak uzak noktalar arasında çift yönlü uydu internet iletişimi sağlayan bir yapıdır.

TUYAD’ın Afet Anında Rolü

TUYAD, bu sistemlerin AFED (Acil Felaket ve Afet Durumu) anında kurulumu ve devreye alınması konusunda eğitimler vererek, eğitimli kişilerin bilgilerini bir CRM sisteminde depolamakta ve ihtiyaç anında bu kişileri göreve çağırmaktadır.

İletişim için VSAT sistemleri, felaket kurtarma ve acil durum müdahalelerinde kritik bir rol oynamaktadır. Depremin ne zaman ve nerede olacağını önceden tahmin etmek mümkün olmadığından, afetler çoğu zaman altyapıyı kısa sürede devre dışı bırakır. Deprem bölgesinde yaşayanlar ve yardıma destek olmak isteyenler, iletişim için mobil cihazlara yönelir. Ancak altyapı hasar gördüğünde, iletişim sağlanması imkansız hale gelir.

Bu noktada, VSAT teknolojisi iletişimi sağlamanın tek yolu haline gelir. Burada coğrafyaya hizmet veren uydular büyük önem taşır. Türkiye için TÜRKSAT ve Eutelsat uyduları, en kolay VSAT hizmeti alınabilecek uydu sistemleridir.

Türksat KU ve KA bant VSAT sistemleri, felaket zamanlarında acil durum iletişimi için gerekli terminalleri yeterince stoklayarak, Türkiye çapında hazır bekleyen montajcı gönüllüler tarafından devreye alınmaktadır.

Acil Durumda Hızlı Bağlantı Sağlamanın Önemi

Bir felaket durumunda, bağlantıların en hızlı şekilde devreye alınması bir ölüm kalım meselesidir. Depreme müdahale ekipleri ve halkın hızlıca iletişim kurabilmesi hayati önem taşır.

VSAT kurulum eğitimleri, Türkiye’nin dört bir yanındaki herkese TUYAD tarafından verilmektedir. Depremin nerede ve ne zaman olacağı bilinmediği için, eğitim alan tüm kişiler afet anında göreve çağrılmaktadır. Gönüllülük esasına dayalı bu çalışmada, şimdiye kadar afet anında iletişim hizmetinde çalışan tüm montajcı ve devreye alma ekiplerine teşekkür ederiz.

Bu sistemlerin kurulması, yardım gereken yerlerde iletişimi sağlamak için çok önemlidir. Yardım ekiplerinin, afet bölgelerinde etkili bir şekilde çalışabilmesi için iletişim altyapısının sağlam olması gerekmektedir.

Afet Anında Ekiplerin İhtiyacı

Afet anında sahada çalışan ekiplerin, yardımcı personele her an ihtiyacı olacaktır. Ayrıca ekiplerin ulaşımı da büyük önem taşır. Bu gibi durumlarda, VSAT kurulum ekiplerine öncelik verilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

VSAT sistemlerinin felaket zamanlarında acil durum iletişimi sağlama rolü, son depremde net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu süreçte, TUYAD VSAT grubu tarafından kayıtlı kişilerin göreve çağrılması ve bu kişilerin en kısa sürede bölgelerde çalışma yaparak iletişimi sağlaması büyük bir başarıya imza atmıştır.

Hayat Kurtaran İletişim

Deprem anında hayat kurtaran en önemli şey iletişimdir. VSAT, altyapının hasar gördüğü bir afet bölgesinden iletişim kurmanın tek yoludur.

VSAT kurulum ekipleri, hassas ekipmanlar taşıyarak afet bölgesine ulaşmak için zorlu koşullarda ve uzun mesafelerde yol alır. Mevcut hiçbir iletişim altyapısı bulunmadığında, bu ekipler hızlı bir şekilde ekipmanlarını kurar ve devreye almak için gereken çalışmaları yaparlar.

VSAT devreye alma ekipleri, aldıkları eğitimle yalnızca elektrik enerjisi (genellikle jeneratörler aracılığıyla sağlanır) gereksinimine ihtiyaç duyarlar. En hızlı şekilde, zamanla yarışarak, VSAT antenlerini kurar ve hassas ayarlarla çevrimiçi bağlantı sağlayarak afet kurtarma çabalarına büyük katkı yaparlar.

Eğitimlerin ve Sertifikaların Önemi

Depremde tüm uydu operatörleri, kapasitelerinin tamamını afet bölgesine yönlendirebilmek için rezerv ederler. Ekipman stoğu da yeterlidir, ancak asıl önemli olan kurulum ve devreye alım süreçlerinin, eğitilmiş insan gücü ile yapılabilmesidir. TUYAD olarak, tüm VSAT kurulumcularına afet anındaki özverili çalışmaları için teşekkür ediyoruz.

TUYAD tarafından verilen ücretsiz gönüllü kurulumcu eğitimleri ve sonrasında edinilen sertifikalar, kursiyerlere uydu operasyonları ve ekipmanları hakkında değerli bilgi ve beceri kazandırır. Bu, yalnızca afet durumlarında değil, günlük yaşamda da uydu iletişimlerine dair uzmanlık kazandırır. Afet kurtarmada esas olan, her zaman hayat kurtarmaktır.

Sonuç ve Teşekkür

VSAT sistemleri, deprem ve diğer afet durumlarında iletişim için büyük bir öneme sahiptir. Kurtarma ekipleri, insanları en acil şekilde felaketten kurtarabilmek için büyük bir özveriyle çalışmaktadır. TUYAD olarak, afet anındaki tüm gönüllülere teşekkür ediyor ve gönüllü kurulumcu eğitimlerimize devam edeceğimizi bilgilerinize sunuyoruz.
HedefKoç Danışmanlık Dr. Uzman Psikolog H. Mert Özaydın

AFET Anı İletişim İçin Uydu Tabanlı Mobil Sistemler Hazır Edilmelidir

Afet anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülebilmesi için, uydu bağlantılı mobil iletişim sistemleri hazır hâle getirilmelidir. Bu sistemler, doğrudan uydu hizmeti sunarak cep telefonlarına ağ bağlantısı sağlayabilir.

Yakın Dünya Yörüngesi (LEO) uyduları, iletişim için gerekli olan geniş bant internet hizmetini sağlamaktadır. Bu sistemler, mevcut mobil ağların tamamlayıcısı olarak görev yapar. Yeni nesil mobil cihazlar, bu uydular sayesinde doğrudan servis alabilir. Böylece mobil ağların yetersiz kaldığı durumlarda devreye girerek iletişimi sürdürebilir veya onları tamamlayıcı bir rol üstlenebilir.

Deprem gibi büyük afetlerde, karasal altyapı zarar görebilir veya yoğun kullanımdan dolayı çökebilir. Bu gibi durumlarda uydu sistemleri, güvenilir ve anında iletişim bağlantıları sağlayarak, acil müdahale ekiplerinin ve yardım görevlilerinin koordinasyonunu kolaylaştırır. Aynı zamanda, afetten etkilenen kişilerin aileleri ve sevdikleriyle iletişiminin kesilmesini önler.

Son yıllarda geliştirilen yakın yörünge uydu iletişim sistemleri, afet anları için alternatifsiz bir çözüm sunmaktadır. 2010 yılından sonra bu alanda yaşanan teknolojik gelişmeler sayesinde, hücresel ağlar için geri bağlantı sağlayan veya uzak bölgelerdeki özel alıcılara kapsama sunan sabit yörünge uydularının kapasite ve performansı artmıştır. Bu durum, ticari internet hizmetlerinin ve makineler arası iletişim ihtiyaçlarının da karşılanmasına olanak tanımaktadır.

Baz istasyonlarının yanı sıra, bu uydular aracılığıyla mobil cihazlara doğrudan bağlantı sağlanabilir. Uluslararası literatürde bu teknolojiye “Doğrudan Cihaza (Direct to Device – D2D)” iletişim denir. Bu sistem, yerden alınan verileri LEO uyduları üzerinden doğrudan cep telefonlarına aktarır ve geniş bant internet aracılığıyla her yerde kesintisiz iletişim sunar. Geniş kapsama alanına sahip bu teknoloji, afet anlarında kritik öneme sahiptir.

Bu sistem hemen ve vakit kaybetmeden kurulmalı ve devreye alınmalıdır. Çoğu insanın aklına maliyet konusu gelebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu sistemin kullanıldığı bazı ülkelerde bir SMS’in maliyeti yalnızca 1 USD’dir. Bu da, her an erişilebilirlik açısından çok yüksek bir bedel değildir. Afet anı için hiç tereddüt edilmeden kabul edilmesi gereken bir hizmettir.
HedefKoç Danışmanlık Dr. Uzman Psikolog H. Mert Özaydın

Çocuklar, hayatın en güzel armağanıdır; geleceğimizin ve umudumuzun teminatıdır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, çocuklara büyük önem vermiş, onların eşit haklara sahip, mutlu ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini istemiştir. Bu değeri, 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederek göstermiştir.

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, bu tarih bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin simgesi olmuştur. Atatürk’ün bu günü çocuklara ithaf etmesi, 23 Nisan’ı sadece Türkiye Cumhuriyeti’nde değil, tüm dünyada çocuklara bahşedilmiş özel bir gün haline getirmiştir.

Ev Elektroniği Sektöründe Türkiye’ye Uygulanan Gümrük Tarifeleri

TUYAD Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği yaklaşık 30 yıldan beri temsil ettiği sektörde üyelerine ve regülasyon kuruluşlarına vermiş olduğu hizmetler ile gerekli konularda kılavuz olma niteliğini sürdürmektedir.

Günümüz küresel ticaret ortamında ihracat hacmini her geçen gün yükseltmekte olan ülkemizde atılacak stratejik adımların planlanmasında her daim güncel veri ve istatistikler yol gösterici olma niteliği taşımaktadır.

Türkiye’den ihraç edilen ev elektroniği ürünlerine uygulanan vergi oranları, alıcı ülkelerin kendi gümrük tarifelerine ve ticaret anlaşmalarına bağlı olarak değişir. Her ülkenin uyguladığı ithalat vergisi, ürünün türüne, menşe ülkesine ve ticaret anlaşmalarına göre farklılık gösterebilir.

Aşağıda, Türkiye’den ev elektroniği ürünleri ithal eden bazı ülkelerdeki genel gümrük vergi oranlarına ve uygulamalara dair bilgiler yer almaktadır:

  1. Avrupa Birliği (AB)

Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip oldukları için, Türkiye’den yapılan ithalat, AB’nin Ortak Gümrük Tarifesi’ne tabidir. Bu durumda, ev elektroniği ürünlerine genellikle şu oranlarda gümrük vergisi uygulanır:

  • Televizyonlar ve ses sistemleri: %0 gümrük vergisi (Gümrük Birliği’ne dahil olduğu için).
  • Akıllı telefonlar: AB içindeki birçok ülke, Türkiye’den gelen akıllı telefonlar için gümrük vergisi almaz.
  • Beyaz eşya (buzdolabı, çamaşır makinesi vb.): Genellikle %0 gümrük vergisi.

Ancak, AB ülkeleri ürünlere Katma Değer Vergisi (KDV) uygular. Bu oran ülkeye göre değişir:

  • Almanya: %19 KDV
  • Fransa: %20 KDV
  • İtalya: %22 KDV
  1. Amerika Birleşik Devletleri (ABD)

ABD, Türkiye ile serbest ticaret anlaşması olmayan bir ülkedir. Bu nedenle, Türkiye’den gelen ev elektroniği ürünleri, ABD’nin belirlediği gümrük tarifelerine tabi olur:

  • Akıllı telefonlar: %0 gümrük vergisi (çoğunlukla), ancak belirli özelliklere sahip bazı cihazlar için daha yüksek oranlar uygulanabilir.
  • Televizyonlar: Ortalama %2.5 gümrük vergisi.
  • Diğer elektronik cihazlar (beyaz eşya vb.): Gümrük vergisi genellikle %2.5 ile %3 arasında değişir.

ABD’de de, tüm ithalat ürünleri KDV’ye (veya satış vergisine) tabi değildir; ancak eyaletler, kendi satış vergilerini uygulayabilir.

  1. Rusya

Rusya, Türkiye ile Gümrük Birliği anlaşması yapmadığı için, kendi tarifelerini uygular. Türkiye’den gelen ev elektroniği ürünlerine Rusya’da genellikle şu oranlarda gümrük vergisi uygulanır:

  • Televizyonlar: %10 gümrük vergisi.
  • Akıllı telefonlar: %5 gümrük vergisi.
  • Beyaz eşya: %10 gümrük vergisi.

Rusya’da ayrıca, tüm ithalat ürünlerine KDV uygulanır ve bu oran %20’dir.

  1. Çin

Çin, Türkiye’den gelen ürünlere belirli gümrük tarifeleri uygular. Ev elektroniği ürünleri için Çin’deki vergi oranları şu şekildedir:

  • Akıllı telefonlar: %0 gümrük vergisi (bazı durumlarda %5’e kadar çıkabilir).
  • Televizyonlar: %10 gümrük vergisi.
  • Beyaz eşya: %10 gümrük vergisi.

Çin’de de ithal edilen ürünler için Katma Değer Vergisi (KDV) uygulanır. Bu oran %13’tür.

  1. Japonya

Japonya, Türkiye ile serbest ticaret anlaşması olmayan bir ülkedir. Japonya’da Türkiye’den gelen ev elektroniği ürünlerine şu oranlarda gümrük vergisi uygulanır:

  • Akıllı telefonlar: %0 gümrük vergisi.
  • Televizyonlar: %0 gümrük vergisi.
  • Beyaz eşya: %2.5 – %5 gümrük vergisi.

Japonya’da da ithal edilen ürünlere KDV uygulanır ve bu oran %10’dur.

  1. Orta Doğu Ülkeleri (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri vb.)

Orta Doğu ülkelerinde, Türkiye’den gelen ev elektroniği ürünlerine genellikle aşağıdaki gümrük vergisi oranları uygulanır:

  • Suudi Arabistan: Ev elektroniği ürünlerine ortalama %5 gümrük vergisi uygulanır.
  • Birleşik Arap Emirlikleri: %5 gümrük vergisi.
  • Katar: %5 gümrük vergisi.

Bu ülkelerde ayrıca KDV oranları genellikle %5’tir.

Türkiye’den ev elektroniği ürünleri ithal eden ülkelerde gümrük vergisi oranları, ülkenin ticaret politikalarına, ticaret anlaşmalarına ve ürünün türüne bağlı olarak değişir. Genelde AB ülkelerinde, Türkiye ile Gümrük Birliği anlaşması olduğu için ürünlere düşük veya sıfır gümrük vergisi uygulanırken, ABD, Rusya ve bazı Asya ülkelerinde gümrük vergileri daha yüksek olabilir.

Global ticaret pazarında ülkelerin vergilendirme politikaları çeşitli stratejilere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Biz TUYAD olarak periyodlar halinde güncel verilere ulaşarak sektörümüz temsilcileri ile bu genel bilgileri paylaşmaya devam etmekteyiz. Bu kaynaklar temel bilgileri içermekte olup ithalat ve ihracat vergileri ürünün cinsine, menşe ülkesine ve güncel mevzuata bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Ürün ve/veya hizmet özelinde talep edilen özel mevzuat bilgilendirmeleri için info@hedefkoc.com adresinden tarafımıza ulaşabilirsiniz.
HedefKoç Danışmanlık Dr. Uzman Psikolog H. Mert Özaydın

Başkan Hayrettin Özaydın, derneğimizin kıymetli kurumsal üyesi elektronik ve teknolojik ürünler öncülerinden Herz Elektronik Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mehmet Ali Atabay’ı İzmir’deki ofisinde ziyarette bulundu. 17 Nisan tarihinde yapacağımız sektörel toplantı, sektör çalışmaları ve sorunları, TUYAD 2025 hedeflenen yeni konular ve günümüzde git gide önem kazanmaya başlayan DAB Plus konuları hakkında görüş ve fikirler alındı. Bizleri ağırladıkları için tüm Herz ekibine saygılarımızı sunuyoruz.

Kurumsal üyemiz PTT Kule A.Ş. TUYAD Derneği’ne Hoş geldin!

TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın öncülüğünde, 17 Nisan 2025 Perşembe günü 11:00-14:00 saatleri arasında PTT Kule A.Ş. ev sahipliğinde “Sektörel Bilgilendirme ve TUYAD Yönetim Kurulu Toplantısı” gerçekleştireceğiz. Saygılarımızla

Konum: https://maps.app.goo.gl/273k5XHZPxvsDuWm9?g_st=aw