TUYAD: Türkiye Teknoloji Yarışında Üreten ve Dünyaya Satan Bir Ülke Olmalı
TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, IFA Berlin Fuarı’nda sergilenen yeni nesil teknolojilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekâdan robotik sistemlere, drone teknolojilerinden akıllı gözlük ve kulaklıklara kadar birçok yeniliğin geleceğin dünyasına ışık tuttuğunu belirten Özaydın, Türkiye’nin teknoloji alanında üretim, Ar-Ge ve ihracata daha güçlü destek vermesi gerektiğini vurguladı.
IFA Berlin Fuarı, teknoloji dünyasının geldiği noktayı ve önümüzdeki yıllarda hayatımıza yön verecek yenilikleri bir kez daha gözler önüne serdi. Fuarı değerlendiren TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, teknolojide yaşanan dönüşümün yalnızca şirketlerin rekabet gücünü değil, ülkelerin ekonomik ve stratejik gücünü de doğrudan etkilediğini ifade etti.
Teknolojinin bugün daha fazla internet, yapay zekâ, otomasyon ve robotik anlamına geldiğini belirten Özaydın, özellikle robotik sistemlerdeki hızlı gelişimin dikkat çekici olduğunu söyledi.
Fuar kapsamında insan hareketlerini taklit edebilen, yürüyebilen ve farklı görevleri yerine getirebilen robotların sergilendiğini belirten Özaydın, robotik teknolojilerin gelecekte sanayiden lojistiğe, güvenlikten savunma sanayisine kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olacağını kaydetti.
Drone teknolojilerinde yeni dönem
IFA Berlin’de öne çıkan bir diğer alanın drone teknolojileri olduğunu ifade eden Özaydın, droneların artık yalnızca görüntüleme veya hobi amacıyla kullanılan araçlar olmaktan çıktığını söyledi.
Taşıma yapabilen, farklı görevleri otonom şekilde yerine getirebilen ve çeşitli sektörlerde kullanılabilecek yeni nesil drone sistemlerinin fuarda önemli bir yer tuttuğunu belirten Özaydın, bu sistemlerin kabiliyetlerinin ve kullanım alanlarının her geçen gün genişlediğine dikkat çekti.
Akıllı gözlük ve kulaklıklar günlük hayatın parçası olacak
Akıllı gözlük ve kulaklık teknolojilerindeki gelişmelere de değinen Özaydın, bu ürünlerin yeni bir dijital dönüşüm döneminin habercisi olduğunu ifade etti.
Ölçüm yapabilen, karşısındaki ürünü tanıyabilen akıllı gözlüklerin yanı sıra konuşulan dili anlık olarak çevirebilen, sesleri ve ortamı analiz edebilen akıllı kulaklıkların artık günlük hayata girmeye çok yakın olduğunu belirten Özaydın, yapay zekânın tüketici elektroniğinin temel bileşenlerinden biri haline geldiğini söyledi.
“Çinli firmalar yapabiliyorsa Türk firmaları da yapabilir”
IFA Berlin’de dikkat çeken en önemli unsurlardan birinin Çinli teknoloji şirketlerinin fuardaki ağırlığı olduğunu belirten TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, çok sayıda Çinli firmanın farklı alanlarda geliştirdiği teknolojileri hızla ürünleştirdiğini ve dünya pazarlarına sunduğunu ifade etti.
Özaydın şu değerlendirmede bulundu:
“Çinli firmalar bu inovasyonları gerçekleştirebiliyorsa Türkiye’deki firmalarımız neden gerçekleştirmesin? Türkiye’nin mühendislik kapasitesi, girişimcilik gücü ve üretim tecrübesi bunu başarabilecek seviyededir. Burada önemli olan, doğru destek mekanizmalarının oluşturulması ve teknoloji şirketlerinin uzun vadeli bir perspektifle desteklenmesidir.”
Ar-Ge, üretim ve ihracat birlikte desteklenmeli
Çin’in teknoloji alanındaki yükselişinde devlet desteklerinin önemli rol oynadığına dikkat çeken Özaydın, firmaların yalnızca Ar-Ge ve üretim süreçlerinde değil, ihracat ve finansman alanlarında da desteklendiğini belirtti.
Türkiye’de de teknolojik ürünlerin geliştirilmesine yönelik desteklerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özaydın, teknoloji yatırımlarının kısa vadeli sonuç beklenerek değerlendirilemeyeceğinin altını çizdi.
“Teknoloji; uzun süreli Ar-Ge, ciddi finansman ve sabır gerektirir. Ancak başarılı bir teknolojik ürün ortaya çıktığında yalnızca bir yıl değil, yıllarca hatta on yıllarca dünya pazarlarında satılabilir. Bunun karşılığı şirketlerimiz için gelir, ülkemiz için ihracat ve ekonomimiz için döviz girdisidir.” diyen Özaydın, teknoloji politikalarının uzun vadeli bir devlet politikası olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Ticaret Bakanlığı’na da önemli görev düşüyor
Teknoloji ekosisteminin gelişmesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kadar Ticaret Bakanlığı’nın da önemli bir role sahip olduğunu belirten Özaydın, üretilen teknolojilerin dünya pazarlarına ulaştırılmasının en az ürün geliştirmek kadar önemli olduğunu söyledi.
Özaydın, “Ar-Ge ve üretim aşamasındaki desteklerin yanında ortaya çıkan ürünlerin uluslararası pazarlara taşınması, global fuarlarda tanıtılması, potansiyel alıcılarla buluşturulması ve ihracat süreçlerinin desteklenmesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Fuarlar ihracatın önemli kapılarından biridir”
Uluslararası fuarların teknoloji ve ihracat açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Özaydın, fuarların yeni ürünlerin tanıtıldığı, teknolojilerin yakından incelendiği ve üreticilerle alıcıların bir araya geldiği önemli ticaret platformları olduğunu belirtti.
Türkiye’nin uluslararası teknoloji fuarlarında daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi gerektiğini ifade eden Özaydın, Türk teknoloji şirketlerinin global pazarlara açılmasının teşvik edilmesinin ülkenin ihracat kapasitesine doğrudan katkı sağlayacağını söyledi.
“Türkiye yalnızca tüketen değil, tasarlayan ve üreten ülke olmalı”
TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, Türkiye’nin küresel teknoloji yarışındaki hedefinin yalnızca yeni teknolojileri kullanan bir ülke olmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye olarak teknoloji yarışında yalnızca tüketen değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve dünyaya satan bir ülke olmak zorundayız. Bunun için kamu desteklerinin ülke menfaati, teknoloji, üretim ve ihracat temelinde, kapsayıcı ve objektif kriterlerle verilmesi büyük önem taşıyor.
IFA Berlin bize yalnızca geleceğin teknolojilerini göstermedi. Aynı zamanda Türkiye’nin önünde ne kadar büyük bir fırsat bulunduğunu da gösterdi. Doğru politikalar, güçlü Ar-Ge destekleri, finansman imkânları ve ihracat odaklı bir yaklaşım ile Türkiye’nin teknoloji alanında çok daha güçlü bir konuma gelebileceğine inanıyoruz.”
TUYAD
#sanayiveteknolojibakanlıgı @ticaretbakanlıgı #icisleribakanlıgı




