KOLTUKLAR KİŞİLERİN DEĞİL, SEKTÖRÜNDÜR
Ticaret odalarında, sanayi odalarında, federasyonlarda ve sektörel kuruluşlarda yıllardır aynı isimleri görüyoruz.
10 yıl, 15 yıl, 20 yıl ve hatta daha uzun süre aynı görevlerde kalan yöneticiler var.
Peki soruyoruz:
Sektör için ne yaptınız?
Esnafın, sanayicinin, üreticinin ve ticaret erbabının hangi sorununu kalıcı olarak çözdünüz?
Hangi yeni projeleri hayata geçirdiniz?
Hangi genç girişimcinin önünü açtınız?
Hangi yeni fikrin, yeni şirketin veya yeni nesil yöneticinin önünü açmak için görevlerinizi devretmeyi düşündünüz?
Elbette yıllarca görev yapan herkesin emeğini yok saymak doğru değildir. Ancak hiçbir makamın kişisel bir unvan, sürekli taşınacak bir kartvizit veya ömür boyu kullanılacak bir ayrıcalık haline gelmemesi gerekir.
Kurumlar kişilerin değil, üyelerin kurumlarıdır.
Bir yöneticinin kartvizitinde yıllarca “Ticaret Odası”, “Sanayi Odası” veya “Federasyon” unvanının bulunması tek başına başarı değildir.
Asıl başarı;
sektöre ne kazandırdığınızdır.
Üyelerin sorunlarını ne kadar çözdüğünüzdür.
Yeni pazarlar açıp açmadığınızdır.
Gençlerin önünü açıp açmadığınızdır.
Türkiye’nin üretimine, ihracatına ve ekonomisine ne kattığınızdır.
Daha da önemlisi, sizden sonra gelecek insanların önünü açıp açmadığınızdır.
Bugün bazı kurumlarda görev yapan kişilerin, o kurumlarda çalışan birçok personelden bile daha uzun süredir yönetimlerde bulunduğu bir tabloyla karşı karşıyayız.
Bu durum artık üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir.
Görevler kalıcı makamlar değildir.
Görevler emanettir.
Her seçim döneminde kurumların imkânlarının ve kurumsal gücünün seçim çalışmalarında ne ölçüde kullanıldığı konusunda da daha fazla şeffaflığa ihtiyaç vardır.
Seçimlerin adil, eşit ve şeffaf olması gerekir.
Kurumların bütçeleri üyelerin parasıdır.
Bu kaynakların hiçbir adayın veya grubun seçim avantajına dönüşmemesi gerekir.
Artık sektörlerin kendini yenilemesinin zamanı gelmiştir.
Gençlerin, yeni girişimcilerin, farklı fikirlerin, yeni projelerin ve yeni yöneticilerin önünün açılması gerekiyor.
20 yıl görev yaptıysanız, artık 21. yılı istemek yerine sizden sonra gelecek kişiye ne bırakacağınızı düşünün.
Çünkü mesele makamda kalmak değil, makamdayken değer üretmektir.
Mesele kartvizite bir unvan yazdırmak değil, o unvanın hakkını vermektir.
Mesele koltuğu korumak değil, sektörü büyütmektir.
Bu nedenle tüm sektör firmalarını, esnafı, sanayiciyi, üreticiyi ve oda üyelerini önümüzdeki seçimlerde daha aktif olmaya davet ediyorum.
Birbirimizle değil, değişim için birlikte hareket edelim.
Mevcut yönetimleri sorgulayalım.
Projelerini soralım.
Yaptıklarını ve yapamadıklarını değerlendirelim.
Bütçelerin nasıl kullanıldığını soralım.
Seçim süreçlerinin adil ve şeffaf olmasını isteyelim.
Ve en önemlisi:
Yeni insanların görev almasının önünü açalım.
Çünkü ticaret odaları, sanayi odaları ve federasyonlar kişilerin kariyerlerini sürdürdüğü makamlar değil; sektörlerin geleceğini şekillendiren kurumlardır.
Artık aynı isimlerin yıllarca aynı koltuklarda oturmasını normal kabul etmek zorunda değiliz.
Sektörün geleceği için değişim şarttır.
Koltuklar kişilerin değil, sektöründür.
Ve bugün görevde olanlara açıkça söylüyorum:
Sektörün günahını boynunuzda taşımayın.
Eğer artık yeni bir şey üretemiyorsanız, yeni insanların önünü açın.
Çünkü bazen en büyük hizmet, koltuğu bırakabilmektir.
Video için : https://youtube.com/shorts/PKkleYP7ig0
Hayrettin Özaydın
TUYAD YK Başkanı



