Gençlere iş imkânı sunulması en elzem ve acil sorunumuzdur.

İnsanın hızlı tüketimi ve bu tüketimi makinelerden sağlama alışkanlığı giderek yaygın hale gelmektedir. Buna göre çoğalan nüfusun genç işsizlik oranı her geçen gün artmaktadır. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada aynı tehlikeli durum baş göstermektedir.

Önümüzdeki on yıl içinde bugünkü işsizlik oranımızın belki de yüz katı kadar genç iş gücü olarak piyasaya girme telaşı karşımızda duracaktır. Ekonomik eşitsizlikte ve yetersiz iş fırsatlarında öngörülen artış, genç nesli olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir. Acil çözüm gereklidir.

Genç işsizliğin nedeninin ve neden bu kadar çoğaldığının araştırılması gerekmektedir. Uzun yıllar süren eğitim planlamaları ve sonrasında oryantasyon gibi yeni nesil çalışma öncesi yine eğitimler ve sonunda genç nesil işsiz çalışma bekleyen çok yüksek adetlerde işsiz bulunmaktadır.

Ülkemizde her beş gençten iki tanesi uzun süredir işsiz. Bu veriler her geçen gün daha da sağlam kaynaklarca doğrulanmaktadır. Covid, göçmenler ve ekonomik kriz gibi tüm etkenler sebeptir ancak sonuç büyük felaketin ön belirtileridir.

Hepimiz genç olduk ve hemen hepimizin bir genç evladı var ya da etrafımızda varlar. Onların geleceği aslında bizim geleceğimizdir. Emekli olma yaşının çok ilerilere alınması, yeni iş imkânları yaratılmadığında zaten talebin çok olduğu bir dünyada iş arzını da azaltarak işçi olma rekabetini arttıracaktır.

Tüm ebeveynler çocuklarını en iyi şekilde eğiterek hayata başarılı bir başlangıç yapmasını sağlamakta ancak etraf bilgili üniversite diplomalı bir sürü genç ile bomboş dolmaktadır.

Yüksek orandaki genç işsizliği ekonomik büyümeyi engeller ve gençlerin sağlık ve esenliğini ve üretken ve tatmin edici bir yaşam sürme fırsatlarını olumsuz etkiler. Ayrıca, tüm bu olumsuzluklar toplum yaşamını kötü yönde psikolojik etkileyecektir.

Önemli unsurların başında okul eğitimi ile iş tecrübesinin eşleşmesi de yer almaktadır. Stajlar ve çıraklık eğitimleri doğru zamanda, ilgili bölümlere ve ilgili iş yerlerinde verilmelidir. İstihdam ve eğitim sistemleri arasında köprü kurmak hepimizin başlıca görevi haline gelmelidir. Genç işsizler bizim ana ve temel sorunumuz olmalıdır, gençlik bizimdir.

Hükümetler, iş dünyası ve sivil toplum genç işsizliği sorununu çözmek için aktif olarak adımlar atıyor. Ancak her geçen gün işçi talebi azalarak işsizlik oranı artmaktadır.

İşsiz gençlerimiz için dikkat edilecek ana konular; uygun eğitim, işe hazırlık ve becerilerin tespiti, iş fırsatlarının arttırılması, istihdam maliyetlerinin işverenler için azaltılması ve önceliğin göçmenlere yani farklı ülkelerden gelen çalışanlara verilmesi yerine ülke içinde eğitimini tamamlamış gençlere verilmesidir.

Gelecek gençlerin ise onları göz ardı etmek geleceğimize ihanet etmek anlamına gelecektir.

15.10.2021

Saygılarımla

Hayrettin Özaydın