Bizlere bağımsızlığımızı armağan eden başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Kahraman Şehitlerimizi saygı ile anıyor, tüm ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

SANAYİ DESTEKLERİ

 

  1. 1501 – TÜBİTAK Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı

Program ile Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) ölçeğindeki kuruluşların proje esaslı araştırma- teknoloji geliştirme ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Desteklenecek projelerin belirlenmesinde, başvuran firmaların (varsa) daha önce desteklenen projeleri kapsamında elde edilen çıktı ve etkileri, alternatif kamu dışı fon kaynaklarından faydalanma girişimleri (özellikle Avrupa Birliği Çerçeve Programlarına yapılan başvurular) ve proje konusunun öncelikli alanlarda olması hususları da göz önünde bulundurulacaktır.

Proje destek süresi en fazla 36 aydır.

Programda bütçe sınırı bulunmamaktadır.

  1. 1503 – Proje Pazarları Destekleme Programı

Proje pazarları,

  • somut Ar-Ge düşünce ya da proje önerilerine sahip olup, bunları gerçekleştirmek için kendi yetenekleri dışında başka uzmanlık alanlarında katkıya gereksinim duyan,
  • proje öneri veya sonuçlarına ilişkin talep varlığını araştıran,
  • arz edilen proje işbirliği önerilerine teknolojik veya finansal katkıda bulunmak isteyen,

üniversite, araştırma ve özel sektör kuruluşlarından temsilcilerin bir araya gelerek aktif katılımları ile projelerini birbirlerine tanıtmaları yoluyla işbirliği olanaklarına ortam oluşturulmasına yönelik düzenlenen ulusal ve/veya uluslararası etkinliklerdir.

  1. 1507 – TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı

Projelere program kapsamında sağlanacak desteklerle KOBİ’lerin, teknoloji ve yenilik kapasitelerinin geliştirilerek daha rekabetçi olmaları, sistematik proje yapabilmeleri, katma değeri yüksek ürün geliştirebilmeleri, kurumsal araştırma teknoloji geliştirme kültürüne sahip olmaları, ulusal ve uluslararası destek programlarında daha etkin yer almaları hedeflenmektedir.

  1. 1511 – TÜBİTAK Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik P. D. P. (Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı)

1511 – TÜBİTAK Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı; ülkemiz öncelikli alanlarında hedef ve ihtiyaç odaklı, izlenebilir sonuçları olan projelerin desteklenmesi amaçlanmaktadır. Program kapsamında sağlanacak desteklerle,

  • teknolojik yeterlilik ve bilgi birikiminin artırılması
  • mevcut yeteneklerin farklı alanlarda da değerlendirilmesi
  • özgün teknolojilerin geliştirilmesi
  • teknolojik gelişimde ivme kazanılması hedeflenmektedir.

Programda proje limitleri çağrı duyurusunda belirlemek üzere, destek oranı büyük ölçekli kuruluşlar için %60, KOBİ’ler için %75 olarak uygulanacaktır,

Kabul edilen bütçenin %10’u kadar tutar genel gider ödemesi olarak destek kapsamına ilave edilecektir,

Birden fazla transfer ödemesi (ön ödeme) verilebilecektir.

  1. 1514 – Girişim Sermayesi Destekleme Programı (GİSDEP)

Tech – InvesTR Girişim Sermayesi Destekleme Programı ülke ekonomisine katma değer sağlayabilecek nitelikte KOBİ ölçeğindeki erken aşama teknoloji tabanlı şirketlerin Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ürün ve teknolojilerini ticarileştirme süreçlerinde ihtiyaç duyacakları sermayenin girişim sermayesi fonları aracılığıyla karşılanması amacıyla hazırlanmıştır.

Fonlara yatırımcı olarak katılan TTO, TGB ve AA’ların erken aşama teknoloji tabanlı girişimler için ödeyeceği katkı paylarının %50’si TÜBİTAK tarafından hibe şeklinde desteklenecektir. Ayrıca Kuruluşlara katkı paylarının %10’u kadar genel gider desteği de sağlanacaktır. Yine bu kapsamda talep edilmesi durumunda desteklenen TTO, TGB ve AA’ların nakit ihtiyacının karşılanması amacıyla fona taahhüt ettiği toplam tutarın %20’sine kadar teminat karşılığı ön ödeme yapılacaktır.

  1. 1602 – TÜBİTAK Patent Destek Programı

Bu program kapsamında Türk Patent Enstitüsüne (TPE), Dünya Fikri Haklar Örgütüne (WIPO), Avrupa Patent Ofisine (EPO), Japonya Patent Ofisine (JPO), Amerika Birleşik Devletler Patent ve Marka Ofisine (USPTO) yapılacak olan patent başvuruları desteklenecektir.

  1. 1515 – Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı

TÜBİTAK 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programının amacı,

  • Türk bilim insanlarının araştırma niteliklerinin yükseltilmesi ve
  • Ülkemizin belirli bilim ve teknoloji alanlarında küresel çekim merkezi olmasının sağlanmasıdır.

Belirtilen amaçlarla, alanında öncül bilimsel ve teknolojik bilgi üreten ulusal/uluslararası kuruluşların Türkiye’de kuracağı Ar-Ge Laboratuvarlarının belirli giderleri geri ödemesiz (hibe) olarak desteklenecektir.

  1. 1505 – Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı

Bu programla, üniversite/kamu araştırma merkez ve enstitülerindeki bilgi birikimi ve teknolojinin, Türkiye’de yerleşik ve proje sonuçlarını Türkiye’de uygulamayı taahhüt eden kuruluşların ihtiyaçları

doğrultusunda, ürüne  ya  da sürece dönüştürülerek sanayiye aktarılması yoluyla ticarileştirilmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır.

Programın uygulama esaslarında; Müşteri Kuruluş olarak anılan özel sektör kuruluşu ve Yürütücü Kuruluş olarak anılan üniversite ya da kamu araştırma  merkez  ve  enstitüsü bir İşbirliği Sözleşmesi imzalayacaktır. Bu sözleşme çerçevesinde Yürütücü Kuruluş tarafından yapılacak; yeni  bir  ürün  üretilmesi, mevcut  bir  ürünün  geliştirilmesi,  iyileştirilmesi,  ürün  kalitesi  veya  standardının yükseltilmesi  veya  maliyet  düşürücü  nitelikte  yeni  tekniklerin,  yeni  üretim  teknolojilerinin  gel iştirilmesi projesi TÜBİTAK ve Müşteri Kuruluş tarafından finanse edilecektir.

  1. SAYEM-Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması

SAYEM çağrısı, ulusal yüksek/orta-yüksek teknoloji hedefleri doğrultusunda özel sektör, üniversite ve kamu işbirliğiyle yenilik ağları oluşturarak katma değeri yüksek ürün veya ürün grubu geliştirmek amacıyla açılmıştır. Oluşturulacak SAYEM ile ülkemiz Ar-Ge kaynaklarının etkin kullanımı sağlanarak yüksek/orta-yüksek teknolojili ve yüksek katma değerli ürün veya ürün grubunun geliştirilerek cari açığın azaltılması hedeflenmektedir.

  1. 1601 – Yenilik Girişimcilik Alanlarında Kapasite Artırılmasına Yönelik D.P.

Girişimcilik ve yenilik alanlarında kapasite artırma amacı taşıyan farklı çağrıların açılabildiği bu programda; özel sektörün Ar-Ge ve yeniliğe yaptıkları yatırımdan etkin ve verimli sonuçlar alması, üniversite sanayi işbirliklerinin canlanması ve teknolojik iş fikirleri olan girişimcilerin kurduğu başlangıç firmalarının daha hızlı gelişmesine katkı sağlanması hedeflenir. Bugüne kadar Üniversitelerde Girişimcilik Sertifika Programı Oluşturulması ve Yürütülmesi, KOBİ’lerin Yenilik Kapasitesini Artırmaya Yönelik Mentörlük Mekanizmasının Geliştirilmesi ve Uygulanması, Teknoloji Transfer Ofislerine Yönelik Hazırlık, Başlangıç ve Kapasite Artırımı Sağlanması ve Uygulanması, 1512 Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı 1. Aşama Uygulayıcı Kuruluşlar Çağrıları gibi çağrılar açılmıştır.

5.1.11. 1513 – Teknoloji Transfer Ofisleri Destekleme Programı

Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO); Üniversitelerde üretilen bilgi ve teknolojinin, uygulamaya dönüştürülerek ticarileştirilmesine ve bu süreç sonucunda ekonomik/sosyal/kültürel değer kazanmasına, üniversite ve özel sektör kuruluşları arasında işbirliği oluşturulmasına, sanayinin ihtiyaç duyduğu bilgi ve teknolojinin üniversitede üretilmesine, bu işbirlikleri sonucunda üniversite ve sanayi arasında bilgi ve teknoloji aktarımına ve somut çıktıların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

  1. 1509 – TÜBİTAK Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı
  • EUREKA
  • ERA-NET
  • Avrupa Birliği Çerçeve Programları

altında ortak proje çağrılarına çıkan programlar ve benzeri uluslararası programlara sunulan uluslararası ortaklı araştırma geliştirme projelerinin desteklenmesi için oluşturulmuştur. Bu tür uluslararası programlara katılan, Türkiye’de yerleşik, firma düzeyinde katma değer yaratan tüm kuruluşlar bu programdan yararlanabilmektedir.

  1. Sanayi Teşvikleri – T.C. Maliye Bakanlığı Ar-Ge İndirimi

Ülkemizde “Ar-Ge İndirimi”ne ilişkin;

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda,
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda,
  • 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunda

ayrı ayrı düzenlemeler yapılmıştır. 193 sayılı Kanun’daki “Ar-Ge İndirimi” ile ilgili düzenlemeler 31.07.2004 tarihinden, 5520 sayılı Kanun’da yer alan “Ar-Ge İndirimi” düzenlemeleri ise 01/01/2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanunlarda yer alan Ar-Ge İndirimi oranı 01/04/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5746 sayılı Kanun ile %100’ e yükseltilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında mükelleflerin, münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri çerçevesinde, işletmeleri bünyesinde 2008 hesap döneminden itibaren yaptıkları harcamaların %100’ü kurum kazancının tespitinde Ar-Ge indirimi olarak dikkate alınabilecektir.

5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge indiriminden yararlananlar, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan Ar-Ge indiriminden ayrıca yararlanamazlar. Bir başka ifadeyle mükellefler, aynı anda hem 5746 sayılı kanundaki Ar-Ge indiriminden hem de 193 sayılı Gelir Vergisi veya 5520 sayılı Kurumlar Vergisi kanunundaki Ar-Ge indiriminden faydalanamazlar.

Gelir Vergisi mükellefleri, ya 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge indiriminden yararlanacaklar, ya da Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinin 9 numaralı bendindeki Ar-Ge indiriminden yararlanacaklardır.

Kurumlar Vergisi mükellefleri ise, ya 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge indiriminden yararlanacaklar, ya da Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının a) bendindeki Ar-Ge indiriminden yararlanacaklardır.

 

Daha fazla bilgi için aşağıdaki iletişim bilgilerinden bize ulaşabilirsiniz;

Adres:

Atatürk Mahallesi Ertuğrul Gazi Sokak Metropol İstanbul Sitesi C1 Blok Apt. No:2B K:16 D: 269 34758 Ataşehir / İstanbul

Telefon:

+90 216 514 64 01

+90 553 228 98 60

e-posta:

bilgi@tuyad.org

 

 

SEDEC 2020, Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği, TUYAD Destek ve Katkıları ile Gerçekleşecektir.

SEDEC 2020 will be supported by TUYAD.

COVİD-19 CORONAVIRUS  TEDBİR ALALIM!

 

Çin’in Wuhan şehrinde Aralık 2019 başında yeni bir koronavirus (coronavirus 2019-nCoV)’un neden olduğu solunum yolu enfeksiyonu olguları bildirilmiştir.  Bu virus ile ilişkili enfeksiyonların bir salgın halini aldığı görülmektedir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) kontrol önlemlerinde uyarı düzeyini en üst seviyeye yükseltmiştir.

Çin dışındaki ülkelerden COVID-19 enfeksiyon olguları bildirilmeye devam etmektedir. Türkiye dışındaki birçok ülkede (105 ülkede) vaka görülmüştür.

 

 

Korunma önlemleri:

  • Su ve sabunla ellerin sık sık yıkanması,
  • Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burunun tercihen mendil ile veya kol yeni ile kapatılması,
  • Ağır hasta görünen kişilerden, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması.

 

 

Șu anda 2019-nCoV enfeksiyonunu önleyecek bir așı yoktur. Enfeksiyonu önlemenin en iyi yolu bu virüse maruz kalmaktan kaçınmaktır. Virüsün yayılmasını önlemek için uygulanacak genel önlemler bunlardır

 

COVİD- 19 bulaşmış hastayla temas durumunda ne yapılmalı?

COVID-19 infeksiyonu şüphesi olan bir hastayla temas halindeki sağlık çalışanlarının, aile üyelerinin ve ziyaretçilerin sayısı sınırlanmalı; Tüm personel ve ziyaretçiler de dahil olmak üzere hastanın odasına giren tüm kişilerin kaydı tutulmalıdır. Hasta asemptomatik olana kadar tüm bu önlemlere  uyulmalıdır.

COVID-19 infeksiyonu için doğrulaması yapılmış veya değerlendirmesi devam eden bir kişi ile yakın temas etmiş olanlar, son temaslarından sonraki 14 gün boyunca günde iki kez ateşleri ölçülmeli, öksürük, solunum sıkıntısı ile titreme, vücut ağrıları, boğaz ağrısı, baş ağrısı, ishal, mide bulantısı / kusma, ve burun akıntısı gibi diğer erken semptomların olup olmadığı takip etmelidir.

 

Koronavirüs salgını devam ediyor. Sağlığımızı hiçbir riske atmadan çalışmaya devam etmeliyiz. Pandemi surecinde MASKE – MESAFE – HİJYEN /TEMİZLİK kurallarına uyalım. Bu zorlu süreci hep birlikte  en kısa surede atlatalım.

5G, milyarlarca aygıtın (aletlerin, makinaların, insansız araçların) anında iletişimde olmasını sağlayacak. Buna, Nesnelerin İnterneti‘ deniyor (Internet of Things , IoT).

5G, gerçek dünyanın  iletişim ağı olacak.

5G’nin kullanılacağı ana yaşam alanları:

  1. İnsanın karışmasına (müdahalesine) gerek kalmadan, bugüne kadar hayal edilemeyen ölçüde, milyarlarca aygıtın (nesnenin), başka aygıtlarla iletişimde olması sağlanacak. Böylece, endüstride, tarımda, üretim ve iş yaşamındaki sayısız uygulamalarda büyük değişim ya da atılım olacak
  2. Son derece güvenilir ve gecikmesi son derece kısa iletişim sağlanacak. Özellikle aygıtların gerçek zaman kontrollerinde, endüstri robotlarında, otonom (insansız) araçların birbirleriyle iletişiminde bu gerçekleşecek. Saatte 500 km hızıyla giden trenlerdeki aygıtlarla (akıllı telefon,laptop vb) bile sorunsuz iletişim kurulabilecek. Bir bölgede, eskisine oranla çok daha fazla kişi, aygıt, nesne bir birbirleriyle anında iletişimde olacak.
  3. Geliştirilmiş mobil geniş band ile çok hızlı ve çok büyük veri akımıyla dünyada bağlantı ağı kurulacak. Evlerde ve dışarıda kablosuz internet ağıyla, çok çeşitli uygulamalar yapılabilecek. Akıllı kentler, evler, okullar, hastaneler, işyerleri ve diğerlerindeki milyarlarca aygıtın kablosuz bağlandığı ağ ile anında iletişim kurulacak. Hastaların durumu uzaktan, gecikmesiz izlenebilecek, hatta uzaktan ameliyatlar yapılabilecek.
  4. Insanlar evlerinden, sanal dünyada geziler yapabilecek, konserleri, spor karşılaşmalarını, konferansları ve her türlü etkinliği sanki oradaymışlar gibi yaşayacaklar, oralarla iletişim içinde olacaklar (Sanal gerçek / Virtuel reallity) /2-4/.

 

Koronavirüs salgını ile bütün dünyada ve Türkiye’de işletmelerin çalışma stratejisi değişti ve evden çalışma modeli benimsendi. Evden çalışma sürecinde; uzaktan çalışmaya yönelik teknolojiler, yazılımlar ve iletişim süreçleri de farklı bir boyut kazandı. Dijital İş Modelleri’nden ön plana çıkan değerli teknolojik uygulama; “Uzaktan Çalışma ve Web Konferans Sistemleri”ni okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.
Uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında işini evinde veya teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesidir. Teknolojik temelli bir gelişmedir ve iş hukukumuza girmiş bulunmaktadır. Uzaktan çalışanlar, işyeri dışından çalışma hakkı haricinde emsalleriyle aynı haklara sahiptir ve işverenin sorumluluğu altındadır.

Uzaktan çalışmanın çalışana yararları:
– Uzaktan çalışma sistemi, üretkenliği artırıyor.
– Ofis çalışanlarına kıyasla daha fazla tasarruf sağlıyor.
– Beslenme giderlerini düşürüyor.
– Çocuklar için kreş giderini kaldırıyor.
– Daha mutlu ve daha az stresli bir iş-yaşam dengesi sunuyor.
– Yerelden ve uzaklardan iş bulma imkanları genişliyor.
–  Daha yüksek çalışan bağlılığı oluşturuyor.

Uzaktan çalışmanın işverene yararları:
• Ofis kirası, ofis mobilyaları, aylık faturalar gibi maliyetler daralıyor.
• Çalıştırılacak işgücü havuzu (pazarı) büyüyor.
• Daha fazla ciro, daha fazla iş tutkusu ve daha yüksek iş tatmini doğuyor.
• İşyerinin zaman ve mekan bağımlılığını esnetiyor.
• Fiziksel beyin göçünü azaltıyor.
• Zaman yönetimi işverene geçiyor.

Bugün itibarıyla genel yararları: Yılda 54 milyon ton sera gazı salınımını engelliyor. 640 milyon varil petrol tasarrufu yaratıyor. Otoyol kullanımını 119 milyar mil azaltıyor. Elektrik kullanımını 9 ila 14 milyar kilovat/saat azalıyor.

Kullanılabilecek mevcut teknolojiler: Web Konferans Sistemleri, bulut bilişim, projelerin ve ilgili dosya ve mesajların otomatik ayrıştırılması, proje yönetimi ve iletişimi bir arada sunan çözümler, çalışan verimliliğinin ölçülmesi ve belirli periyotlarda analiz yapabilmeye, iş görev dağılımında iş atamaları yapılmasına, her iş günü sonunda çalışan ve ekipler özelinde verimlilik ölçümüne olanak sağlayan yazılımlar ve sistemler…

Bugün, Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük felaketi olarak gösterilen 17 Ağustos Depremi’nin 21’nci yıldönümü.

 

1999 yılında 16 Ağustos’u 17 Ağustos’a bağlayan gece meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki yer sarsıntısı, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti.

 

Merkez üssü Gölcük olan deprem, Marmara Bölgesi’nin genelinde hissedildi.

 

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kırılmasıyla meydana gelen deprem, İstanbul, Bolu, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya ve Yalova’da can ve mal kaybına neden oldu.

17 Ağustos 1999’da yaşanan ve tüm ulusumuzu derinden etkileyen acılara boğan Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle anıyoruz.

Sektörün en önemli sorunlarından biri olan yetkili servislerin hak ve gelir kapıları azalmaktadır.

 

Televizyon, receiver ve/ya farklı bir elektronik ürün satış sonrası tüketici ile satıcı arasındaki tek bağ olan teknik servis ile baş başa kalmaktadır. TSE tarafından denetlendiği ön görülen servislik hizmeti ve servis kalitesi, aslında TSE’nin sadece zaten geçinmekte zorlanan esnaftan aldığı vize ücreti ile sabittir.

 

Günümüzde birçok markanın tüketiciye vermek zorunda olduğu satış sonrası garanti süresi ücretsiz ve garanti sonrası kullanım ömrünce tamir hizmeti maalesef verilememektedir. Nedeni sırası ile ithalattan satışa ve servis hizmetine kadar düşük kar marjı ile çalışan sektörümüzdür.

 

Tüketicinin satın aldığı ürün için hakkı olan idame istediği tam anlamıyla sağlanmadığından tüketici hakem heyeti başta olmak üzere birçok noktada şikâyet ve sorun yumağı oluşturmaktadır.

 

Ticaret bakanlığı satış sonrası hizmetleri son kullanıcı adına; piyasa gözetimi tarafından yapılmaktadır.

 

Yasaya göre bir ürünün satışa sunulması için kanunen kurulması gereken yetkilendirilmiş servis sayıları oldukça düşük tutulmaktadır. Bununda başlıca sebebi yine TSE vize har ücret ve onay süreçlerinin sektöre verdiği anlamsız külfettir.

 

Zaten kanunen en az iki yıl çalışması gereken ürün ve bunlara hizmet vermek zorunda olan servislerin varlığı da TSE tarafından onaylansa da iki yıllık ürün için her yıl bir yıllık vize şartı koyulmuştur.

Her yıl servisler TSE ye harç ödemek zorundadır.

Zaten geçim sıkıntısı çeken servisler bunun için ek bütçe ayıramadığından TES onaysız olarak hizmet vermeyi tercih etmektedir.

 

Bu durum ithalat ve imalat yapan firmaların yetersiz ve yetkisiz servisler ile çalışmasına sebep vermektedir.

 

Aynı durum çözümü için yine markalar yetkili servisler yerine merkezden sorun çözme modeline gitmeyi tercih etmekte ve bu durumda yine servislerin aradan çıkartılmasına sebep vermektedir.

 

Servis hizmeti veren firmalarımızın idamesi sektörün sağlıklı iş gücünün varlığını gösterecektir.

 

Markalarımızın haklarını korumak servislerin varlığı ile mümkün olacaktır.

 

Markalarımızın servislik hizmeti maliyetinden kaçınmaları haksız satış ve haksız rekabeti getirecektir.

 

Haklı rekabet ortamının sektörü büyüteceğine inanmaktayız. Bu anlamda tüm markalarımızın bu konudaki hassasiyetini talep etmekteyiz.

Mübarek Kurban bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, Türkiye Cumhuriyetine ve size bereket getirmesini temenni ederiz.

TUYAD Yönetim Kurulu Başkanı

Hayrettin Özaydın

Bilişim STK’ları ve KVKK” konulu etkinliğimiz tamamlandı. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanımız Prof. Dr. Faruk Bilir Başta olmak üzere, tüm konuşmacılarımıza, sponsorlarımıza ve dinleyicilerimize teşekkür ederiz. #KVKK #KişiselVerilerinKorunması