TUYAD’DAN KAMUOYUNA: GAZZE’DEKİ ZULME SESSİZ KALMIYORUZ!
İsrail yönetiminin “ulusal güvenlik” gerekçesi adı altında Filistin halkına yıllardır yaşattığı baskıyı, Gazze’de sürdürdüğü askeri kontrolü ve Gazze’nin tamamını ele geçirmeye ya da bu topraklar üzerindeki askeri hâkimiyeti kalıcılaştırmaya yönelik her türlü girişimi en güçlü şekilde protesto ediyoruz.
Hiçbir güvenlik gerekçesi; çocukların öldürülmesini, ailelerin evlerinden koparılmasını, sivillerin açlığa ve susuzluğa mahkûm edilmesini, hastanelerin işlemez hâle gelmesini ve milyonlarca insanın temel yaşam hakkından mahrum bırakılmasını meşru gösteremez. Gazze’de yaşananlar artık sadece siyasi bir çatışmanın konusu değildir. Bu, insanlık vicdanının önünde yaşanan büyük bir insani felakettir.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin 14 Ağustos 2026 tarihli raporuna göre Gazze’de askeri faaliyetler can kayıplarına ve yeni yerinden edilmelere yol açmaya devam etmektedir. Gazze halkının yüzde 90’ı güvenli ve temiz suya erişimde sık ve öngörülemez kesintiler yaşamaktadır. Sağlık sistemi üzerindeki baskı devam ederken, yaralanan insanların önemli bir bölümü ampütasyon, omurilik ve beyin yaralanmaları gibi hayatlarını kalıcı biçimde değiştiren sonuçlarla karşı karşıyadır.
En ağır bedeli ise yine çocuklar ödemektedir. UNICEF, 6 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada, Gazze’de son 300 gün içerisinde en az 300 çocuğun öldürüldüğünün bildirildiğini açıkladı. Çocukların ölümü hiçbir devletin güvenlik politikasıyla açıklanamaz, hiçbir siyasi hesapla mazur gösterilemez.
Bugün Gazze’de bir anne çocuğuna temiz su bulmaya, bir baba ailesine yiyecek ulaştırmaya, bir çocuk ise yalnızca hayatta kalmaya çalışıyorsa; dünyanın vicdan sahibi bütün insanlarının buna karşı ses yükseltme sorumluluğu vardır.
İsrail yönetiminin Gazze’deki askeri kontrolü sürdürme ve geri çekilmeyi reddetme yönündeki tutumu da barışın önündeki en ciddi engellerden biri olmaya devam etmektedir. Ağustos 2026 itibarıyla İsrail, Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 60’ında kontrolünü sürdürmekte ve Netanyahu yönetimi Hamas tamamen silahsızlandırılmadan bu bölgelerden çekilmeyeceğini açıklamaktadır.
Filistin halkının yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Gazze, üzerinde güç hesapları yapılacak sahipsiz bir toprak değildir. İnsanların zorla yerlerinden edilmesine, açlık ve susuzlukla sınanmasına, sivillerin ve çocukların bedel ödemesine sessiz kalmayacağız.
Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere yönelik saldırıları reddediyor; insan hayatını hedef alan, barışı ortadan kaldıran ve masumların bedel ödemesine yol açan her türlü şiddetin karşısında duruyoruz.
Uluslararası toplumu, devletleri ve insan hakları kuruluşlarını yalnızca açıklama yapmakla yetinmemeye; sivillerin korunması, insani yardımın kesintisiz ulaştırılması, kalıcı ateşkesin sağlanması ve Filistin halkının kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu biçimde yaşayabilmesi için somut sorumluluk almaya çağırıyoruz.
Filistin yalnız değildir.
Gazze yalnız değildir.
Sonuna kadar Filistin halkının ve Gazze’nin yanındayız.
TUYAD



