Teknolojiye Erişimde Görünmeyen Maliyet: TRT Bandrolü Yeniden Değerlendirilmeli

Bugün televizyon, uydu alıcısı, set üstü cihaz, tablet, bilgisayar ve akıllı telefon gibi ürünler artık yalnızca elektronik eşya değildir. Bu ürünler; bilgiye erişimin, eğitimin, haber alma hakkının, dijital yayıncılığın, afet dönemlerinde doğru bilgilendirilmenin ve ev içi iletişim altyapısının temel parçaları haline gelmiştir. Teknolojiye erişim her geçen gün daha önemli hale gelirken, bu ürünlerin üzerindeki maliyet yapısının da kamu yararı, üretim sürdürülebilirliği ve tüketici erişimi açısından yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

TRT bandrolü, ilgili mevzuat kapsamında belirli cihazlar için uygulanan bir kamu gelir mekanizmasıdır. Mevcut uygulamada bandrole tabi cihazları imal veya ithal eden firmalar bandrol mükellefi olarak kabul edilmektedir. Bandrol ücreti ithalatta Gümrük Giriş Beyannamesindeki ÖTV hariç KDV matrahı, imalatta ise satış faturasındaki ÖTV hariç KDV matrahı üzerinden hesaplanmaktadır.

Güncel uygulamada televizyonlarda %16; uydu alıcıları, set üstü medya kutuları ve TV tuner kartlarında %12 oranında TRT bandrol ücreti uygulanmaktadır. Bu yapı, ürünün matrahı yükseldikçe bandrol tutarının da otomatik olarak artmasına yol açmaktadır.

Özellikle üretici, imalatçı ve ithalatçı firmalar açısından konu birkaç temel başlıkta öne çıkmaktadır: Üretim ve ithalat süreçlerinde ön finansman ihtiyacı oluşmaktadır. Teminat, beyan, ödeme ve takip süreçleri firmalar üzerinde idari yük yaratmaktadır. Yüzdesel hesaplama modeli, ürün bedeline bağlı olarak değişken ve öngörülmesi zor maliyetler doğurabilmektedir. Bandrol yükümlülüğünü eksiksiz yerine getiren firmalar ile bandrolsüz veya eksik bandrollü ürünleri piyasaya sunan aktörler arasında rekabet dengesi bozulabilmektedir.

Bu tablo yalnızca firmaların maliyet yapısını değil, kayıtlı ticaretin korunmasını ve tüketicinin güvenli ürüne ulaşmasını da ilgilendirmektedir. Sektörümüzün yaklaşımı açıktır: Kamu gelirleri korunmalıdır. Ancak kamu gelirinin tahsil yöntemi, üretimi zorlaştıran, kayıtlı firmalar üzerinde ilave finansman baskısı oluşturan ve rekabet dengesini zayıflatan bir yapıda kalmamalıdır. Bu nedenle TRT bandrol uygulamasında yeni bir bakış açısına ihtiyaç vardır.

Birinci olarak, ürün bedeli üzerinden yüzdesel hesaplama yerine ürün grubu bazlı sabit/maktu tarife modeli değerlendirilmelidir. Sabit tarife, firmalar açısından daha öngörülebilir maliyet yapısı oluşturabilir; kamu açısından ise daha sade ve takip edilebilir bir tahsilat modeli sağlayabilir.

İkinci olarak, üretici ve ithalatçı üzerindeki ön finansman yükünü azaltacak alternatif tahsilat yöntemleri incelenmelidir. Kamu yayıncılığına ilişkin katkıların farklı ülkelerde hane, kullanıcı, dönemsel ödeme veya genel vergi sistemi üzerinden tahsil edildiği modeller bulunmaktadır. Türkiye için de kamu gelirini koruyan ancak üretici üzerinde ilave finansman baskısı oluşturmayan yöntemler değerlendirilebilir.

Üçüncü olarak, bandrol kontrolü yalnızca üretim ve ithalat aşamasında değil, satış kanallarında da güçlendirilmelidir. Perakende mağazalar, online satış platformları ve pazaryerleri bandrol kontrol zincirinin doğal parçası haline getirilmelidir. Böyle bir yapı, kayıtlı firmaları koruyacağı gibi, faturasız ve kayıt dışı satışlarla mücadeleye de katkı sağlayabilir.

TUYAD, 21 Mayıs tarihinde gerçekleştirdiği sektör değerlendirme toplantısında, Türkiye’nin önde gelen üretici firmaları ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek TRT bandrol uygulamasının mevcut durumunu, sektöre etkilerini ve çözüm önerilerini ortak akılla değerlendirmiştir. Bu metinde ortaya konulan çağrı, yalnızca derneğimizin değil, toplantıya katılan firmalarımızın ve sektör temsilcilerimizin ortak değerlendirmelerinin bir yansımasıdır. TUYAD, bu konuda yürüttüğü çalışmaları kararlılıkla sürdürmekte; ilgili resmi kurumları bilgilendirme, sektör görüşlerini kamu otoritelerine aktarma ve konunun ilgili bakanlıkların gündemine alınması amacıyla gerekli temasları yürütmeye devam etmektedir.

TRT bandrolünde yeni denge; kamu yayıncılığı gelirlerinin korunmasını, üretici ve ithalatçı üzerindeki yüklerin daha adil dağıtılmasını, kayıtlı ticaretin güçlendirilmesini ve tüketicinin güvenilir ürüne erişimini aynı anda hedeflemelidir.

Türkiye’nin elektronik, uydu ve yayın teknolojileri sektörü; üretmeye, geliştirmeye, istihdam sağlamaya ve dijital dönüşüme katkı sunmaya devam ediyor. Bu katkının sürdürülebilir hale gelmesi için sektörün üzerindeki mali ve idari yüklerin de çağın koşullarına uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

TUYAD

Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği

#TRTBandrolündeYeniDenge
#GüçlüÜretimGüçlüTürkiye
#ÜreticiDostuTRTBandrolü