Trafik Kanunu’nda Yeni Dönem: Araç İçi Multimedya Sistemleri Tartışması
Türkiye’de trafik güvenliğini artırmaya yönelik mevzuat değişiklikleri son yıllarda hız kazanırken, 2026 yılında yürürlüğe giren yeni düzenleme otomotiv sektörünün belirli alanlarında önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle araç içi multimedya sistemleri ve ses teknolojileri konusunda yapılan düzenleme hem sürücüler hem de otomotiv elektroniği sektöründe faaliyet gösteren işletmeler açısından dikkatle takip edilen bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yürürlüğe giren düzenleme ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 72. maddesinde değişiklik yapılmış ve araçlarda kullanılan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının belirlenen teknik şartlara uygun olması zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme, özellikle sürücünün dikkatini dağıtabilecek araç içi sistemlerin kullanımına yönelik daha sıkı bir çerçeve oluşturmayı hedeflemektedir. Yeni düzenleme kapsamında araçlarda teknik şartlara uygun olmayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının bulundurulması veya kullanılması halinde 21.000 TL idari para cezası uygulanması ve aracın 30 gün süreyle trafikten men edilmesi gibi yaptırımlar öngörülmektedir. Trafik güvenliğini artırmayı amaçlayan bu yaklaşım, özellikle sürüş sırasında sürücünün dikkatini dağıtabilecek ekran kullanımı veya aşırı ses sistemleri gibi unsurları kontrol altına almayı hedeflemektedir.
Ancak düzenlemenin uygulama kapsamına ilişkin ortaya çıkan yorum farklılıkları, araç sahipleri ile otomotiv elektroniği sektöründe faaliyet gösteren işletmeler açısından çeşitli soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. Özellikle araçlara sonradan takılan multimedya ekranları ve ses sistemlerinin düzenleme kapsamındaki yeri, sektör içinde yoğun biçimde tartışılan başlıklar arasında yer almaktadır.
Otomobiller Artık Bir Teknoloji Platformu
Günümüzde otomobiller yalnızca mekanik bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçmiş, giderek daha fazla dijital teknoloji barındıran mobil yaşam alanlarına dönüşmüştür. Navigasyon sistemleri, geri görüş kameraları, araç içi bilgi-eğlence sistemleri, akıllı telefon entegrasyonu ve sürüş destek teknolojileri modern araçların standart donanımları arasında yer almaya başlamıştır. Apple CarPlay ve Android Auto gibi uygulamalar sayesinde sürücüler akıllı telefonlarını araç ekranlarına entegre ederek navigasyon, iletişim ve medya hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Bu teknolojiler sürüş güvenliğini artıran yönleriyle de öne çıkmaktadır; örneğin navigasyon sistemleri sürücünün yolu daha güvenli şekilde takip etmesine katkı sağlayabilmektedir.
Ancak Türkiye’de trafikte bulunan araç parkının önemli bir kısmı eski model araçlardan oluşmaktadır. Bu araçların büyük bölümünde fabrika çıkışlı multimedya sistemleri bulunmadığı için araç sahipleri, teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla araçlarına sonradan multimedya ekranları veya ses sistemleri taktırmaktadır. Yeni düzenleme sonrası bu uygulamaların nasıl değerlendirileceği konusu kullanıcılar ve sektör açısından dikkatle izlenen bir başlık haline gelmiştir.
Türkiye’de Otomotiv Elektroniği Sektörü
Araç içi elektronik sistemler Türkiye’de yalnızca aksesuar niteliğinde bir ürün grubu değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik faaliyet alanını temsil etmektedir. Multimedya sistemleri, araç içi ses teknolojileri, navigasyon cihazları ve bağlantı çözümleri otomotiv satış sonrası pazarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Bu alanda faaliyet gösteren ekosistem oldukça geniştir. Üretici firmalar, ithalatçı ve distribütör şirketler, montaj ve teknik servis noktaları, otomotiv aksesuar mağazaları ve e-ticaret işletmeleri bu sektörün farklı halkalarını oluşturmaktadır. Türkiye genelinde binlerce işletme ve on binlerce çalışan doğrudan veya dolaylı şekilde araç elektroniği sektöründe faaliyet göstermektedir.
Yeni düzenlemenin ardından sektör temsilcileri tarafından Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri İş İnsanları Derneği (TÜYAD) başta olmak üzere çeşitli meslek kuruluşlarına yoğun başvurular yapılmıştır. Sektör kaynaklarına göre düzenleme sonrasında yaklaşık 15.000 dilekçe ilgili kurumlara iletilmiş ve uygulamanın kapsamının netleştirilmesi talep edilmiştir. Ayrıca konu yalnızca sektör temsilcilerinin değil araç kullanıcılarının da gündemine taşınmıştır. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yapılan başvuruların sayısının 1 milyona yaklaştığı ifade edilmektedir. Bu başvuruların önemli bir bölümü düzenlemenin özellikle sonradan takılan multimedya sistemleri açısından nasıl uygulanacağına ilişkin belirsizliklerin giderilmesine yönelik taleplerden oluşmaktadır.
Sektörde ortaya çıkan bu belirsizlikler üzerine TUYAD tarafından yaklaşık dört aydır yoğun bir çalışma yürütüldüğü ifade edilmektedir. Dernek, başta Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumlarıyla görüşmeler gerçekleştirerek sektörün yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini gündeme taşımaktadır.
Trafik Cezalarında Dikkat Çeken Artış
2026 yılının ilk aylarında trafik cezalarına ilişkin veriler de dikkat çekici bir tablo ortaya koymaktadır. Yıl genelinde yaklaşık 90 milyar TL trafik cezası geliri öngörülürken, bu tutarın önemli bir bölümünün yılın ilk iki ayında tahsil edildiği ifade edilmektedir. Bu durum, trafik denetimlerinin yoğunlaştığını ve mevzuat uygulamalarının daha sıkı hale geldiğini göstermektedir. Sektör temsilcileri, özellikle araç içi elektronik sistemlere ilişkin düzenlemelerin ekonomik ve sosyal etkilerinin bu çerçevede yeniden değerlendirilmesinin önemli olduğunu dile getirmektedir.
Teknoloji, Güvenlik ve Ekonomi Dengesi
Trafik güvenliği tüm toplum için vazgeçilmez bir öncelik olmakla birlikte, otomotiv teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönemde mevzuat düzenlemelerinin de bu dönüşümü dikkate alması gerektiği ifade edilmektedir.
Uzmanlara göre burada tartışılması gereken temel konu cihazın varlığı değil, kullanım şeklidir. Bir aracın içinde multimedya ekranı bulunması tek başına güvenlik sorunu oluşturmayabilir; ancak sürüş sırasında dikkat dağıtacak şekilde kullanılması veya aşırı ses sistemlerinin çevreyi rahatsız edecek düzeyde çalıştırılması elbette denetlenmesi gereken durumlar arasında yer almaktadır.
Bu nedenle birçok sektör temsilcisi ve uzman, düzenlemelerin tamamen yasaklayıcı bir yaklaşım yerine teknik standartlara dayalı, ölçülebilir ve uygulanabilir kriterler içermesi gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle araç içi ses sistemlerinde çevreyi rahatsız edecek seviyelerin desibel ölçümleri gibi objektif teknik kriterlerle belirlenmesi hem trafik güvenliği hem de uygulama açısından daha sağlıklı bir çerçeve oluşturabilecektir.
Sonuç
Araç içi multimedya sistemleri ve otomotiv elektroniği sektörü, teknolojik dönüşümün hız kazandığı günümüzde otomotiv ekosisteminin önemli bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Bu alandaki düzenlemelerin hem trafik güvenliğini güçlendiren hem de teknolojik gelişmeleri ve ekonomik faaliyetleri gözeten dengeli bir yaklaşım içinde ele alınması büyük önem taşımaktadır.
2026 yılında yürürlüğe giren trafik düzenlemeleri bu açıdan yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilmektedir. Önümüzdeki süreçte yapılacak yönetmelik düzenlemeleri ve uygulama kriterlerinin netleşmesi hem araç kullanıcılarının hem de Türkiye’de faaliyet gösteren otomotiv elektroniği sektörünün geleceği açısından belirleyici olacaktır.

Hedefkoç Danışmanlık / Uzm. Dr. Psikolog Mert Özaydın

Derneğin kurucu üyeleri ve önemli destekçileri arasında yer alan Zafer Küçükateş, yaklaşık 25 yıldır sektörle birlikte yürütülen çalışmaların önemli tanıklarından biri olarak TUYAD ile olan güçlü bağını sürdürmeye devam ediyor. Gerçekleşen ziyarette sektörün geçmişten bugüne gelişimi değerlendirilirken, geleceğe yönelik hedefler ve yeni projeler üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirildi.

Ziyaret kapsamında TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın ile bir araya gelen Zafer Küçükateş, sektörün mevcut durumu, yapılması planlanan çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında görüş alışverişinde bulundu. TUYAD yetkilileri, sektöre uzun yıllardır katkı sunan Küçükateş’in ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, nazik ziyaretleri ve değerli görüşleri için kendisine teşekkür ettiklerini ifade etti.

TUYAD’dan Kadın İstihdamına Destek

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Telekomünikasyon, uydu ve yayıncılık sektöründe faaliyet gösteren firmaları aynı çatı altında buluşturan TUYAD, kadınların sektördeki rolünün güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Dernek tarafından yapılan değerlendirmelerde, kadın profesyonellerin sektörde daha görünür olması, yönetim kademelerinde daha fazla yer alması ve genç kadınların sektöre kazandırılması amacıyla çeşitli adımların atılması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde, kadın çalışanların beklentileri ve karşılaştıkları zorluklar ele alınarak çözüm önerileri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu.

TUYAD tarafından 2026 yılı içerisinde yönetim ve dernek faaliyetlerinde daha fazla kadın yöneticinin yer almasının teşvik edilmesi, üye firmalar aracılığıyla kız öğrenciler ve yeni mezunlar için staj ve istihdam olanaklarının artırılması, ayrıca üniversitelerle iş birlikleri geliştirilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda Marmara Üniversitesi ile temas kurularak mesleki eğitim alan kız öğrencilere destek sağlayacak projeler ve fon oluşturulması da gündeme alınırken, sektördeki kadın profesyoneller arasındaki iletişimi ve dayanışmayı artırmak amacıyla Mart ayı içerisinde TUYAD Genel Merkezi’nde yeni bir kadın buluşmasının düzenlenmesi yapılacaktır. Kızlarımızın özellikle yazılım sektöründe büyük başarılar elde edeceğine ve büyük bir boşluğu kapatacağına eminiz.

TELEKOMÜNİKASYON SEKTÖRÜ İÇİN MYK BELGESİNİN ÖNEMİ
Telekomünikasyon sektörü; televizyon ve receiver tamiri, uydu sistemleri kurulumu, internet altyapıları, fiber optik uygulamalar, baz istasyonları, veri iletişim sistemleri ile güvenlik ve haberleşme altyapıları gibi yüksek teknik bilgi, deneyim ve uzmanlık gerektiren alanları kapsamaktadır. Bu sektör, doğrudan kamu hizmeti niteliği taşıyan haberleşme ve bilgi akışını sağladığı için yapılan en küçük teknik hata dahi ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Hizmet kesintileri, güvenlik açıkları, müşteri mağduriyetleri ve yüksek maliyetli tekrar işler sektörün en önemli risk alanlarıdır. Bu nedenle sektörde görev yapan teknik personelin bilgi, beceri ve yetkinliğinin belirli standartlara bağlı olması büyük önem taşımaktadır.
Ancak sektörde uzun yıllardır önemli bir yapısal sorun yaşanmaktadır. Gerekli teknik eğitime, donanıma ve altyapıya sahip olmayan kişi ve işletmeler; yalnızca “bu işi yapabildiğini” düşünerek servis atölyesi açabilmekte veya özellikle inşaat projelerinde zayıf akım ihalelerine girebilmektedir. Bu durum hem hizmet kalitesini düşürmekte hem de ciddi yatırımlar yapan kurumsal firmalar açısından haksız rekabet oluşturmaktadır. Personel eğitimine, teknik ekipmana, ölçüm cihazlarına, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına ve müşteri memnuniyetine yatırım yapan firmalar; hiçbir mesleki yeterliliği bulunmayan kişi ve işletmelerle aynı koşullarda rekabet etmek zorunda kalmaktadır. Bu tablo, sektörde kalite kaybına ve güven erozyonuna yol açmaktadır.
Bu noktada Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yürütülen MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi uygulaması, sektörde düzenleyici ve standart belirleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır. MYK belgesi, çalışanların ulusal yeterliliklere uygun bilgi, beceri ve yetkinliğe sahip olduğunu ölçme ve değerlendirme yoluyla belgelemektedir. Böylece mesleki yeterlilik somut ve resmi bir zemine oturtulmaktadır.
MYK belgesinin telekomünikasyon sektörüne katkısı çok yönlüdür. Öncelikle hizmet ve kurulum süreçlerinde kalite standardı oluşturur. Teknik personelin belirli bir yeterlilik çerçevesinde çalışması, hata oranlarını azaltır ve tekrar iş maliyetlerini düşürür. İş sağlığı ve güvenliği risklerinin azalmasına katkı sağlar. Özellikle yüksekte çalışma, elektriksel riskler ve saha uygulamaları gibi tehlikeli alanlarda yetkin personel çalıştırılması hayati önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra müşteri memnuniyetini artırır ve sektörde profesyonelleşmeyi destekler.
Bireyler açısından değerlendirildiğinde MYK belgesi, mesleki yeterliliğin resmi olarak kanıtlanması anlamına gelmektedir. Ulusal standartlara göre yapılan sınav ve değerlendirmeler sonucunda alınan belge; kişinin bilgi ve becerilerinin objektif şekilde ölçüldüğünü göstermektedir. Bu durum iş başvurularında önemli bir avantaj sağlar. Belgeli personel, rakiplerine göre daha güvenilir ve tercih edilir konuma gelir. Ayrıca yaygın ve informal öğrenme yoluyla kazanılan deneyimlerin de resmiyet kazanmasına imkân tanır. Kariyer planlamasını daha sistematik hale getirir ve bazı durumlarda yurt içi ve yurt dışı çalışma fırsatlarını artırır. Telekomünikasyon servis ve kurulum alanında çalışan teknik personel için MYK belgesi, mesleki güvenilirliğin ve profesyonelliğin göstergesi haline gelmiştir.
İşverenler açısından bakıldığında ise MYK belgesi, doğru ve nitelikli insan kaynağına ulaşmanın en güvenilir yollarından biridir. Belgeli personel istihdamı sayesinde teknik hata oranı azalır, iş kazaları ve güvenlik riskleri düşer, zaman ve maliyet kayıpları önlenir. Ayrıca belirli dönemlerde sağlanan devlet teşvikleri ve sigorta prim desteklerinden yararlanma imkânı da doğabilmektedir. Belgeli personel ile yürütülen projelerde kalite standardı yükselir, müşteri memnuniyeti artar ve kurumsal itibar güçlenir. Özellikle ihale ve proje süreçlerinde teknik yeterliliğin belgelenebilir olması firmalara rekabet avantajı sağlar.
Son yıllarda servis, satış ve ihale şartnamelerinde MYK belgesinin aranması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Özellikle inşaat projeleri ve zayıf akım uygulamalarında mesleki yeterlilik şartının getirilmesi, sektörde önemli bir eşik oluşturmuştur. Bu düzenlemeler sayesinde mesleki bilgi ve becerisi olmayan kişilerin sektörde faaliyet göstermesi zorlaşmakta; teknik yeterlilik daha şeffaf ve ölçülebilir hale gelmektedir. Böylece adil rekabet ortamının oluşmasına katkı sağlanmaktadır.
MYK belgesi yalnızca bir zorunluluk olarak değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda mesleki saygınlığın, kalite anlayışının ve kurumsal disiplinin göstergesidir. Nitelikli iş gücünün yaygınlaşması; tüketiciye sunulan hizmet kalitesini artırır, sektöre duyulan güveni güçlendirir ve uzun vadede sektörün sürdürülebilir gelişimine katkı sağlar.
Sonuç olarak MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi, telekomünikasyon sektöründe kalite, güvenlik, verimlilik ve rekabet gücü açısından kritik bir araçtır. Hem çalışanların mesleki gelişimini desteklemekte hem de işverenlerin daha güçlü ve sürdürülebilir bir organizasyon yapısı kurmasına yardımcı olmaktadır. Sektörde adil rekabetin sağlanması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve mesleki standartların kalıcı hale gelmesi için MYK belgesinin tüm sektör paydaşları tarafından benimsenmesi ve yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır.

TUYAD Derneği ve Hedefkoç Danışmanlık olarak, MYK (Mesleki Yeterlilik Kurumu) eğitim süreçlerini desteklemekte ve sektör firmalarımızın gerekli mesleki yeterlilik belgelerini edinmeleri adına kolaylaştırıcı çalışmalar yürütmekteyiz.
Çalışanların iş yerlerinde eğitim alabilmeleri ve sınav süreçlerini yerinde tamamlayabilmeleri amacıyla Ahi Belgelendirme iş birliğiyle sürdürdüğümüz çalışmalarımız, 2026 yılında da aynı kararlılıkla devam edecektir.

Yönetim Kurulu üyemiz Ulak Haberleşme A.Ş. Genel Müdürlüğü görevine Sayın Sami Duman atanmıştır.

Haberleşme teknolojileri alanında yürüttüğü çalışmalar ve sektöre sağladığı katkılarla dikkat çeken Sayın Duman’ın, yeni görevinde kurumuna ve sektörümüze önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz.

Kendilerini tebrik ediyor, görevlerinin sektörümüz adına hayırlı ve başarılı olmasını diliyoruz.

Kozmos Yazılım Anadolu Lisesi 9. Geleneksel Proje Kafası Sektör & Gençlik Buluşması Gerçekleşti

Kozmos Yazılım Anadolu Lisesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen “Geleneksel Proje Kafası Sektör & Gençlik Buluşması” Avcılar’da gerçekleştirildi.

TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, etkinlikte jüri üyesi olarak yer aldı. Birbirinden başarılı yazılım ve teknoloji projelerinin yarıştığı organizasyonda öğrenciler, geliştirdikleri çalışmaları sektör temsilcilerine sunma fırsatı buldu.

2017 yılından bu yana düzenlenen Proje Kafası; öğrencilerin bireysel ya da ekip olarak hazırladıkları projeleri, yatırımcılar, girişimciler ve sektör profesyonelleri karşısında sunmalarına imkân tanıyor. Teknik yeterlilik, özgünlük, sürdürülebilirlik ve uygulanabilirlik gibi kriterler doğrultusunda değerlendirilen projeler, gençlerin gerçek iş dünyası deneyimi kazanmalarını sağlıyor.

Etkinlik sayesinde öğrenciler; profesyonel jüri karşısında sunum yapma, geri bildirim alma ve sektörle doğrudan iletişim kurma imkânı elde etti.

Nazik davetleri için Kozmos Yazılım Anadolu Lisesi yönetimine ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ederiz.





TUYAD’DAN BOTECH’E TEŞEKKÜR PLAKETİ
TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, sektörün öncü teknoloji firmalarından ve dernek yönetim kurulu üyesi olan Botech’e bir ziyaret gerçekleştirdi.
Gerçekleşen görüşmede; sektörün güncel sorunları, pazardaki gelişmeler, önümüzdeki dönem hedefleri ve ortak çalışma alanları ele alındı. Uydu teknolojileri ve televizyon ekipmanları başta olmak üzere teknolojik ürün grupları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunulurken, sektörün sürdürülebilir büyümesi adına atılabilecek adımlar istişare edildi.
Ziyaret kapsamında, Botech Uluslararası Pazarlama ve Satın Alma Müdürü Sayın Nisa Koçaközü Eyüboğlu’na, sektöre ve TUYAD’a sağladığı değerli katkılar ile başarılı çalışmaları dolayısıyla teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket sunumu sırasında, sektör paydaşları arasındaki dayanışmanın ve kurumsal iş birliğinin önemine vurgu yapıldı.
TUYAD olarak, sektörün gelişimine katkı sunan tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmaya ve ortak projeler üretmeye devam edeceğimizi belirtir; nazik ev sahiplikleri dolayısıyla Botech yönetimine ve değerli ekibine teşekkürlerimizi sunarız.

 

Expotime’dan TUYAD’a Ziyaret

Expotime Fuarcılık Hizmetleri A.Ş. Kurucu Ortakları ve Genel Müdürleri Serkan Pul ile Tayfun Metin ve Projeler Müdürü Ezgi Demir, TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın’ı Ataşehir’deki ofisinde ziyaret etti.

Toplantıda, fuarcılık faaliyetlerinin sektöre sağlayacağı katkılar, firmaların ulusal ve uluslararası pazarlara açılımı ile yeni iş birlikleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Yeni nesil televizyon sistemi DVBT2 ve dijital DAP Plus’ın da çok konuşulacağı eğitim ve panel ile zenginleştirilecek olan fuar sektörümüz içinyen kapıların tanıtılacağı önemli bir etkinlik olacak.

Stratejik yaklaşımı, yaratıcı çözümleri ve güçlü organizasyon altyapısıyla dikkat çeken Expotime; her ölçekteki firmanın hedef pazarlara ulaşmasını, marka görünürlüğünü artırmasını ve küresel ağlara entegre olmasını sağlıyor. Planlama aşamasından uygulamaya kadar tüm süreçleri titizlikle yöneten şirket, fuarları yalnızca bir etkinlik değil, yeni fırsatların doğduğu platformlar olarak konumlandırıyor.

TUYAD, nazik ziyaretleri ve yapıcı görüş alışverişi dolayısıyla Expotime ekibine teşekkür ediyoruz.

TUYAD’dan Emre Kiriş’e Teşekkür Plaketi

TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın, yönetim kurulu üyesi Skytech’e gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, şirketin Dış Ticaret Müdürü Emre Kiriş’e sektöre sağladığı katkılar dolayısıyla teşekkür plaketi takdim etti.

Ziyarette; firmanın ürün gamına yeni dahil edilen Hyundai klimalar, televizyon sektöründeki yenilikçi çözümler, 2026 yılı hedefleri ve ihracat odaklı çalışmalar ele alındı. Ayrıca yerli üretimi desteklemeye yönelik yürütülen çalışmaların sektöre sağlayacağı katma değer ve sürdürülebilir büyümeye katkıları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

Karşılıklı değerlendirmelerle geçen buluşmada, sektörün güncel sorunları masaya yatırılırken, iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik temenniler dile getirildi. TUYAD heyeti, nazik ev sahipliği ve sektöre sunduğu değerli katkılar için Emre Kiriş’e teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

FARANEGAR ELECTRONICS, TUYAD’I ZİYARET ETTİ
Teknoloji firması Faranegar Electronics Kurucusu Saber Tabei ve beraberindeki heyet, TUYAD Başkanı Hayrettin Özaydın’ı Ataşehir’de bulunan dernek merkezinde ziyaret etti.

Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, ihracata yönelik ürün grupları, bölgesel ticaret fırsatları ve sektördeki güncel gelişmeler ele alındı. Taraflar, karşılıklı iş birliği imkanları ve elektronik sektöründe yeni açılımlar üzerine fikir alışverişinde bulundu.

Ziyaret, iyi niyet temennileriyle sona ererken, nazik ziyaretleri dolayısıyla Faranegar Electronics heyetine teşekkür edildi.