KOLTUKLAR KİŞİLERİN DEĞİL, ESNAFIN VE SEKTÖRÜNDÜR
Esnaf ve sanatkârlar odalarında yıllardır aynı isimlerin yönetimlerde yer aldığı örneklerle karşılaşıyoruz. Uzun yıllar görev yapmak elbette tek başına olumsuz değildir. Asıl mesele, bu süre içerisinde esnafa ve kuruma ne kazandırıldığıdır.
Hangi sorunlar çözüldü? Hangi projeler hayata geçirildi? Genç esnafın ve yeni girişimcilerin önünü açmak için neler yapıldı? Ve daha önemlisi, yeni isimlerin ve yeni fikirlerin yönetime katılabilmesi için yeterince alan bırakıldı mı?
Çünkü odalar kişilerin değil, üyelerinin kurumlarıdır. Görevler kalıcı makamlar değil, belirli bir dönem için üstlenilen sorumluluklardır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana taşıdığı yenilenme, ilerleme, millet iradesi ve çağdaşlaşma anlayışı da sürekli aynı isimlerin ve aynı anlayışların değişmeden devam etmesini değil; yeni fikirlere, yeni nesillere ve yeni yöneticilere alan açılmasını gerektiren bir anlayışı ortaya koymaktadır. Anayasa’nın başlangıç hükümlerinde de millet iradesinin üstünlüğü ve çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma hedefi vurgulanmaktadır.
Bu nedenle bir görevi yıllarca sürdürmek kadar, zamanı geldiğinde o görevden vazgeçebilmek ve yeni isimlerin önünü açabilmek de bir sorumluluk anlayışıdır. Makamı bırakmak her zaman geri çekilmek değildir; bazen kuruma yapılabilecek en önemli katkı, deneyimi devrederek yeni bir dönemin başlamasına imkân vermektir.
Özellikle genç esnafın, yeni girişimcilerin ve farklı fikirlerin oda yönetimlerinde daha fazla yer bulması, kurumların geleceği açısından önemlidir. Değişim yalnızca isimlerin değişmesi değil, düşüncelerin ve çalışma biçimlerinin de yenilenmesidir.
Seçim süreçlerinde ise şeffaflık ve eşitlik temel ilkeler olmalıdır. Kurumsal imkânların herhangi bir kişi veya grubun avantajına dönüşmemesi, adayların eşit koşullarda kendilerini ifade edebilmesi ve üyelerin sağlıklı bilgiye ulaşabilmesi kurumsal güven açısından önem taşır.
Artık soru yalnızca “Kim görevde kalacak?” olmamalıdır.
Asıl soru; “Bu oda, esnafına ve sektörüne ne katacak?” olmalıdır.
Çünkü kurumların gücü, bir kişinin aynı koltukta ne kadar uzun süre oturduğuyla değil, kendisinden sonra da güçlü şekilde yoluna devam edebilmesiyle ölçülür.
Koltuklar kişilerin değil, esnafın ve sektörünündür.
Asıl mesele koltuğu korumak değil, o koltukta bulunduğunuz süre içerisinde değer üretmek ve zamanı geldiğinde yeni isimlere yer açabilmektir.
TUYAD



