Avrupa Birliği (AB) Projeleri


Maltepe Üniversitesi ve TUYAD'dan "AB'ye uyumlu KOBİ"ler
 
Dr. Müh. Sedat Özkol
Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi
TUYAD Genel Başkan Yar.
Maltepe Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi
 
Maltepe Üniversitesi ve TUYAD’ın, KOBİ’leri AB’ye uyumlu ve e-dönüşümünü tamamlamış hale getirmek için tasarladığı AB destekli eğitim projesi, başarıyla hayata geçirildi. Maltepe Üniversitesi e - Dönüşüm Sürekli Eğitim Merkezi - MÜDSEM Projesi, istihdama da katkıda bulunuyor.
 
Maltepe Üniversitesi ve Tüm Uydu Anten Elektronik İletişim İşinsanları Derneği (TUYAD) işbirliği ile gerçekleştirilen KOBİ’lerin AB’ye uyumunu sağlamaya yönelik MÜSDEM projesi kapsamında 191 mühendis eğitim görerek ve Türkiye’nin ilk AB’ye Uyum ve e-Dönüşüm Uzmanlık-Danışmanlık Sertifikası almaya hak kazandı. KOBİ AB’ye Uyum ve e-Dönüşüm Projesi, Avrupa Birliği’ne başvuran 700 proje arasından onay almış olma özelliğine de sahip. İstihdama yönelik olarak düzenlenen ve Avrupa Birliği fonlarıyla desteklenen projenin mimarı Dr. Müh. Sedat Özkol, proje AB tarafından başarılı bulunduğunda yeni projeler için yeni fonlar oluşturulacağını söylüyor.
 
AB’nin Türkiye’de istihdamı artırmaya yönelik çalışmaları nasıl başladı?
 
Türkiye’de 2001 krizinde pek çok insan işsiz kaldı ve çok nitelikli bir işgücü de iş kaybına uğradı. 2004 yılında AB, İŞKUR ve T.C arasında 50 milyon Euroluk bir anlaşma yapıldı. Avrupa Birliği kendilerine projeler sunulduğu takdirde Türkiye de istihdamı artırmak istediklerini belirtti. Bu 50 milyon Euro’nun 18 milyonu İŞKUR’u modernleştirmek için veriliyordu, 32 milyonu da projelere özgülenmişti. Bu projelerin amacı istihdamı artırmak olmalıydı. Bir proje ile başvururken kar amaçlı bir kuruluş olamamak gerekiyordu. Bu bir yerel yönetim, sivil toplum kuruluşu, dernek veya bir üniversite olabilirdi. 700 kadar proje başvurmuştu, onlar arasından 20-30 tanesi onaylandı. Bizim projemiz de onaylananlar arasındaydı.
 
Projenin konusunu nasıl belirlediniz?
 
Biliyorsunuz AB ile uyum çalışmaları başladı ve KOBİ’lerin de AB’ye uyumlu, e-dönüşümünü gerçekleştirmiş kurumlar olmaları gerekiyor. Kurucusu olduğum TUYAD’ın çoğu KOBİ nitelikli olan üyeleriyle yaptığımız çalışmalar sırasında bu üyelerin AB’ye uyumlu hale getirilmeleri konusunda talepler geldi. Bunun üzerinde söz konusu kuruluşlarda KOBİ’leri AB’ye uyumlandıracak ve e-dönüşümden geçirebilecek uzmanlar olup olmadığına baktık. Yaptığımız çalışmada bu gibi mühendislerin mevcut olmadığını gördük. Talep TUYAD’tan geldi. Diğer tarafta da AB’nin bize sunduğu bir olanak vardı ve o zaman özel bir proje hazırlamayı düşündük. Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından hazıranan bir anketle TUYAD üyeleri arasında bir sorgulama yapıldı ve hangi alanlarda eksiklikleri olduğu belirlendi.
 
e-Dönüşüm’ü nasıl tanımlıyorsunuz?
 
Türkiye’de genelde elektronik dönüşüm olarak tanımlanan e-Dönüşüm’ü ben biraz farklı tanımlıyorum. e-Dönüşüm ancak bir paradigma olarak tanımlanabilir. Ben buna 7e’den oluşan 7e Paradigması diyorum: etik, ekolojik, ergonomik, estetik, elastik, ekonomik ve elektronik. Bir kurumun e-dönüşümden geçmesi için bu 7 bileşeni birlikte bütünleşik ve sürekli olarak yaşaması/yaşatması gerekiyor.
 
Projenin hedef kitlesi kimlerdi?
 
Öncelikle felsefesi, KOBİ’leri mümkün olan en kısa sürede AB’ye uyumlu hale getirmek ve e-Dönüşümlerini gerçekleştirmekti. Projenin hedef kitlesi işsiz, yarı işsiz, işini kaybetme riski ile karşı karşıya bulunan ve kendi meslek odalarına kayıtlı mühendisler olarak belirlenmişti.
 
Projenin içeriğinden bahseder misiniz?
 
Bu proje 96 saatlik bir eğitimi öngörüyordu. Projenin içerisinde 4 ana bileşen var. Birinci bileşen Geleneksel KOBİ’den AB Uyumlu KOBİ’ye Dönüşüm bileşeni. Bunun içerisinde AB’deki iş tanımları, yaklaşımlar, değerler vardı. Yani daha çok hukuki ve idari bileşenlerden oluşan 18 saatlik bir bileşendi. Daha sonraki program 12 saatlik yetkelendirme, sosyal paydaşlar gibi çağdaş kavramların anlatıldığı Gelenekesel Yönetimden İyi Yönetişime Dönüşüm bileşeniydi. Bunu takip eden 18 saatlik bileşen Geleneksel Çalışma Sistemlerinden Kalite Yönetim Sistemlerine Dönüşüm bileşeniydi. Son bileşense 48 saatlik Geleneksel Teknolojiden e-Teknolojiye Dönüşümdü. Projeye baktığımızda yüzde 50’si teknik diğer yüzde 50’si ise idari, hukuki ve İnsan Kaynakları içerikliydi.
 
Kaç kişi bu projeye katıldı ve ne kadar sürdü?
 
Projenin amacı maksimum 240 mühendisi Türkiye’nin ilk AB’ye uyum ve e-dönüşüm uzmanı haline getirmekti. Projeye katılım ücretsizdi. Proje 4 grup şeklinde tamamlanacaktı ve her dönemde maksimum 60 kişi eğitilecekti. Öncesinde 1 ay hazırlık ve sonrasında 1 ay raporlama süreciyle toplamda 10 ayda proje bitecekti. 2005 yılının Mart ayında projenin uygulanmasına başlandı. Şu an 4 dönem eğitim tamamlandı ve raporlama aşamasındayız. Başvurular içerisinde 231 kişi aradığımız şartlara uygun bulundu. 231 kişiden bir kısmı proje devam ederken iş buldular dolayısıyla proje içerisinde kalmaları etik açıdan doğru olmayacaktı. Sonuçta biz 191 kişiyi sertifika sahibi yaptık. İlk grupta sertifika alan arkadaşlarımız teşkilatlanmak, kendi kendilerini değerlendirecek bir yapı oluşturmak istediler ve bir dernek kuralım dediler. Derneğin adı KOBİ’leri e-Dönüşüm’den geçirmeyi düşündüğümüz için e-KOBİDER oldu. Dernek 21 kişi tarafından Aralık’ta resmen kuruldu. 191 kişiden yaklaşık 110u üye oldu.
 
Eğitmenleriniz kimlerden oluşuyordu?
 
Toplam olarak 22 kişi eğitim verdi. Bunlar arasında çoğunlukla Maltepe Üniversitesi öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, araştırma görevlileri ile TUYAD danışmanları bulunuyordu.
 
Proje değerlendirildikten sonra ne gibi getiriler sağlayacak?
 
Öncelikle AB tarafından tüm projeler değerlendirilecek. Eğer uygulanan proje başarılı bulunursa yeni projeler için yeni fonlar oluşturulacak. Bir projede başarılı olan bir kurum, örneğin Maltepe Üniversitesi ve TUYAD ileride başka projeler için başvurduklarında öncelikleri olacak. Ben projemizin başarılı olduğuna inanıyorum.
 
Projenin istihdama katkısı ne yönde oldu?
 
Armstrong Aya adım attığında İnsan için küçük bir adım ama insanlık için büyük bir adım demişti. İstihdam açısından projeye baktığımızda 191 kişiye iş bulmak çok da büyük bir şey değil belki ama ben böyle düşünmüyorum. Sayı küçük ama özendirici yönü çok büyük. Bir de katılımcılar ilk geldiklerinde nitelikli olmalarına rağmen işsizdiler. Bu çalıma hem onlara bu bilgileri kazandırdı hem de özbenliklerini güçlendirdi, güvenlerini artırdı. 96 saatlik eğitimin sonunda katılımcılara Maltepe Üniversitesi tarafından AB’nin logosunu taşıyan bir sertifika verildi. Yani AB onaylı bir projeden eğitim almış oldular. Bu da onların kalıcı istihdam olanaklarını arttırdı ve arttırıyor. Nitekim Program sırasında ve sonrasında katılımcıların dörtte biri kalıcı istihdam olanağı elde etti.